Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/17922 E. 2015/10100 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/17922
KARAR NO : 2015/10100
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesinde;
… Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.02.2013 tarih, 2012/85-24 E.-K. sayılı ilamı ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 15.02.2013 tarihli itiraz dilekçesi üzerine… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13.05.2013 tarih ve 2013/432 Değişik İş numaralı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden itirazın reddine, mala zarar verme suçu yönünden ise zararın sanık tarafından karşılanmamış olması nedeniyle itirazın kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi üzerine, mahkemece 09.10.2013 tarih, 2013/67-121 E.-K. sayılı ilam ile mala zarar verme suçu yönünden yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 13.11.2013 tarihinde kararın kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, ortada temyiz incelenmesine konu hüküm bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme, sanık … hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelenmesine gelince;
1-Mahkemenin 20.02.2013 tarih, 2012/50 Esas ve 2013/27 Karar sayılı dosyasına konu katılan …’a ait olduğu anlaşılan ve hakkında bu suçtan beraat kararı verilen sanık …’ın aracında bulunan zeytinyağı bidonlarının temyize gelen sanık …’a ait araca sanıklar … ve … tarafından yüklendiği sırada ihbar üzerine 14.03.2012 tarihinde her üç sanığın da kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığı, sanık…’e ait araçta yapılan aramada yaklaşık 60-70 metre olduğu belirtilen ilaçlama makinesine ait hortum bulunduğu, evinden hırsızlık yapıldığını belirterek kolluk kuvvetlerine müracaatta bulunan katılan …, olay günü evinden çalınan eşyalar arasında ilaçlama makinesine ait 100 metre uzunluğundaki hortumun da bulunduğunu söylediği sanık …’in savunmasında, hortumun sanık …’ın aracında olduğunu ve bidonlarla birlikte hortumu da aracına koyduklarını, sanık…’ın ise savunmasında …’in savunmasının aksine aracında sadece zeytinyağı bidonlarının olduğunu belirttiği, öte yandan tanık …’nun hazırlık aşamasında alınan 06.08.2010 Tarihli ifadesinde, 13.03.2012 tarihinde çalıştığı işyerine gelen sanık…’ın aracının bağajında siyah renkli hortum olduğunu gördüğünü söylediğinin anlaşılması karşısında, öncelikle sanık…’in aracında bulunan ve katılan…’ın evinden çalındığı kabul edilen hortumun katılana ait olduğuna ilişkin teşhise elverişli somut özelliklerin, hortumun uzunluğunun vb. niteliklerin belirlenmesi ve tanık …’nun yeniden duruşmaya çağrılarak 13.03.2012 tarihinde sanık…’ın aracında gördüğü siyah hortumun olay günü katılanın evinden çalınan ilaçlama makinesine ait hortum olup olmadığı sorulduktan sonra, tüm deliller çerçevesinde sanık …’in hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanık … yönünden kurulan hükme yönelik;
a-Sanığın üzerine atılı suçu ikrara yönelik herhangi bir beyanının olmaması ve atılı suçu işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediğinden beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Kabule göre de; Anayasanın 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delilerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi, bunun yasal unsurları ve nitelendirmesi, uygulanacak kanun maddesi ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden sanık … yönünden gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanık …’un temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 02.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.