Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/25519 E. 2015/14238 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/25519
KARAR NO : 2015/14238
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Suça sürüklenen çocuklar … ve …’ın, müştekilerden … ve …’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal; …, … ve …’ye yönelik hırsızlık; . … ve …’a yönelik mala zarar verme eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 61/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı Yasanın 119/1-c. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının “2 yıl 12 ay” yerine “3 yıl” olarak belirlenmiş ise de, sonuç ceza doğru olarak tespit edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk …’ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’in müştekilerden… ve …’ya yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal; …, … ve …’ye yönelik hırsızlık; .., … ve …a yönelik mala zarar verme eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
5237 sayılı TCK’nın 61/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı Yasanın 119/1-c. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının “2 yıl 12 ay” yerine “3 yıl” olarak belirlenmiş ise de, sonuç ceza doğru olarak tespit edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ve suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
 Ancak; 
1- Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, 
2- 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’in adli sicil kaydında yer alan ve TCK’nın 31/2. maddesi ile aynı Kanun’un 50/1-c maddesi gereğince seçenek tedbire hükmedilmiş olan … Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/315 esas ve 2009/176 karar sayılı ilamı nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,  
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin ve sanık …’ün temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki cezanın 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması ve “53/1. maddesinin uygulanmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanık …’ün mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C- Sanık …, suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın müştekilerden …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal; …’e yönelik hırsızlık; …’ye yönelik mala zarar verme eylemleri nedeniyle haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunu sanık ve suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. 
Ancak;
1- Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen otomobilin kendisinin oluşturması durumunda, müşteki …’nin fiili kullanımından çıkan ve artık faillerin hakimiyetinde bulunan aracı kullanırken zarar verilmesi eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan sanık ve suça sürüklenen çocukların beraatı yerine, yazılı biçimde mahkumiyetine hükmedilmesi,
2- Müşteki …’in işyerinden 5 TL bozuk para çalan sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
3- Müşteki …’ın soruşturma aşamasında, işyerinin kapısının zorlandığını ancak açılamadığından çalınan eşya olmadığını beyan ettiğinin, buna karşılık kovuşturma aşamasında ise açık kimliği tespit olunmadan alınan beyanında, işyerine girilmemiş ise de hemen bitişiğinde bulunan depoya girilip sigara, gıda ve züccaciye malzemesinin çalındığını söylediğinin anlaşılması karşısında; müştekinin açık kimliği tespit olunmadan sorgusunun yapılması ve beyanları arasındaki çelişkinin giderilmeden yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 236. ve 212/1. maddelerine aykırı davranılması,
4- İddianameyle sanık ve suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesinin uygulanması istendiği halde 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
5- Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
6- 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetildiğinde suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’in adli sicil kaydında yer alan ve TCK’nın 31/2. maddesi ile aynı Kanun’un 50/1-c maddesi gereğince seçenek tedbire hükmedilmiş olan… Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/315 esas ve 2009/176 karar sayılı ilamı nedeniyle mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
7- 5237 sayılı TCK’nın 61/6. madde ve fıkrasına aykırı olarak aynı Yasanın 119/1-c maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının “2 yıl 12 ay” yerine “3 yıl” olarak belirlenmesi,
8- İştirak halinde suç işleyen sanık ve suça sürüklenen çocukların neden olduğu yargılama giderinden ayrı ayrı ve ortak yargılama giderlerinden de payına düşen miktardan sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı olarak yargılama giderinin müteselsilen alınmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafileri, suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ün temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.