Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6821 E. 2015/65 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6821
KARAR NO : 2015/65
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Miras meselesi nedeniyle veraset davası açmak isteyen katılan ile bir pastanede tesadüfen tanışan sanığın, avukat olduğuna dair yalan söyledikten sonra katılan adına veraset davası açacağına dair vaatte bulunup, sözde dava açma masrafı adı altında 400 TL para istediği; ancak katılanın, olay günü üzerinde para bulunmadığından istenilen parayı sanığa vermediği, bir süre sonra sanığın tekrar arayarak katılandan söz konusu parayı tekrar istemesi üzerine, katılanın dolandırıldığını anladığı, bu şekilde sanığın, dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanların beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin dolandırıcılığa

teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
… Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla dosyaya sunmuş olduğu dilekçesine ekli belgelere göre;… İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 05.02.2010 tarihinde… Hastalıkları hastanesine sevk edildiği anlaşılan ve söz konusu dilekçesinde akli arızasının bulunduğunu belirten sanığın, 5271 sayılı CMK’nın 74.maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak, suç tarihinde 5237 Sayılı TCK’nın 32. maddesi anlamında “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azalmış” olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu dolandırıcılık suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.