YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10127
KARAR NO : 2015/14065
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I. Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı yasaya eklenen geçici 2. madde uyarınca hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üç bin lira dahil adli para cezasına dair mahkumiyet hükümleri kesin nitelikte olup suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi olanaklı bulunmadığından, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuklar müdafii ile suça sürüklenen çocuk …’in temyiz isteminin REDDİNE,
II. Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında TCK’nın 31/3. maddesi yerine 31/2. maddesinin uygulanması, hırsızlık suçundan 22.01.2010 günlü kararla TCK 142/1-a, 31/2. maddeleri ile 1 yıl hapis cezasına hükmedildikten sonra CMK’nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen ve herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen suça sürüklenen çocukların denetim süresi içerisinde işledikleri ve mahkum oldukları kasıtlı suçlar nedeniyle CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca önceki hükmün aynen açıklanması ile yetilnilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu TCK’nın 62. maddesinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, suça sürüklenen çocuk …’in suç tarihinde hırsızlık suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğine sahip olduğuna ilişkin … Devlet Hastanesi adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 25.04.2008 gün 52 sayılı rapor dosya içerisinde mevcut olduğundan tebliğnamede bu konudaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Suç tarihinde 18 yaşından küçük sanıklar hakkında 5275 sayılı yasanın 106/4. maddesi uyarınca hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2) 5395 sayılı yasanın 35. maddesi uyarınca alınan sosyal inceleme raporu bilirkişi ücretinin suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yüklenemeyeceğinin ve suça sürüklenen çocukların ayrı ayrı sebebiyet verdikleri diğer yargılama giderlerinin de 6183 sayılı yasanın 106/1. maddesinde belirlenen 20 TL’den az olduğundan 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile eklenen CMK’nın 324/4 maddesi gereğince Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar …, … ve … müdafii ile suça sürüklenen çocuk …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” ilişkin bölüm ile yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Bilirkişi ücreti ile suça sürüklenen çocukların sebebiyet verdikleri diğer yargılama giderlerinin Devlet Hazinesine yüklenmesine” cümlesi eklenmek suretiyle diğer yönlerin usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.