Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6817 E. 2015/69 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6817
KARAR NO : 2015/69
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır. Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni

ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
…Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olan katılan …’nın, kendisine ait ve …. Şubesi nezdinde bulunan hesabından, 08/12/2005 keşide tarihli, 14.500 TL bedelli çeki düzenlendikten sonra …Şirketi’nin yetkilisi tanık…’ya devrettiği, tanık…’nın söz konusu çeki … şirketinin yetkilileri olan Hakime ….a ciro ederek verip, karşılığında çek bedeli kadar parayı tahsil ettiği, bir süre sonra tahsil ettiği çekin bedelini sanık …’a ödemesine rağmen söz konusu çekin keşide tarihinin sürsaj yöntemi ile 08.04.2006 olarak değiştirilerek ve değiştirilen tarihin altına da katılan … adına sahte imza atılması suretiyle tahrif edilip, bir ticari alışverişe istinaden diğer sanıklar … ve …’e ciro yoluyla devredildiği, sonrasında da sanık … tarafından bir ticari alışverişe istinaden diğer katılan …’na verildiği, katılan … tarafından bankaya ibraz edilen çekin sahte imza atılmak suretiyle tahrif edildiğinin tespit edilmesi üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçuna konu teşkil eden çek üzerinde yapılan sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği dikkate alındığında, resmi belgede sahtecilik suçunun kurucu unsuru olan başkalarını aldatma kabiliyetinin somut olayda gereçekleşmediğinden belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı; ve ayrıca sanıkların söz konusu çekin keşide tarihinde oynama yapmak suretiyle katılan …’na vererek haksız menfaat temin ettiklerine dair somut, inandırıcı ve kesin delillerin elde edilemediğinin anlaşılması karşısında; sanıklar haklarında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.