Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2509 E. 2015/97 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2509
KARAR NO : 2015/97
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan

bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
…’ın …’da aracıyla seyrederken kırmızı ışıkta durduğu sırada meçhul bir şahıs tarafından aracı içinde bulunan laptop çantası ile çanta içinde bulunan çeşitli eşya ve evrakları ve… Şubesi’nden verilme çek defterinin çalındığı, suça konu çalıntı çekin sanıkların eline geçtiği, sanıklardan ..’ın bu çeki suç tarihi olan 21.12.2006 keşide tarihli ve 18.350,00 TL bedelli olarak sahte olarak düzenleyip keşideci bölümünü imzaladığı, olay tarihinde diğer sanık …ın durumu bildiği halde Kayseri Sanayi sitesinde çelik kapı imalatı yapan mağdur ..’in iş yerine birlikte gittikleri,

çelik kapı alacaklarını söyleyerek 100 adet çelik kapı yapılması karşılığında 28.500,00 TL vermek üzere sözlü anlaşma yaptıkları, sanık Yılmaz’ın çekin arka kısmına ciro ederek çelik kapı bedeline mahsuben mağdur Mehmet’e verdikleri, çek bedelinden sonra kalan kısmını da nakit olarak mağdura vermek üzere taahhütte bulundukları, mağdurun sanıklarca bildirdiği …’da bulunan adrese 12.000,00 TL değerinde çelik kapıları gönderdiği, mağdurun ayrıca söz konusu çeki ticari ilişkiler kapsamında borcundan dolayı ciro ederek başka bir şirkete verdiği, söz konusu şirket yetkilileri tarafından çekin bankaya ibrazında keşidecinin ödemeden men talimatı sebebi ile ödeme yapılmadığına dair şerh yazıldığı ve çekin Mehmet’e iade edildiği olayda; nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş dolandırıcılık suçunda temel ağır para cezasının eksik tayini aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık Yılmaz müdafii ve sanık İlhan’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.