Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6816 E. 2015/36 K. 12.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6816
KARAR NO : 2015/36
KARAR TARİHİ : 12.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan … Şirketi ile sanığın yetkilisi olduğu acente arasında acentelik sözleşmesinin düzenlendiği, sanığın, katılan … şirketi adına faaliyet alanına giren bölgede, sigorta poliçelerini katılan şirket nam ve hesabına akdetmek ve tahsil ettiği primleri, komisyon ve ilgili vergiler düşüldükten sonra katılan şirkete iade etmesi gerekirken, tahsil ettiği 60.040 TL parayı şirkete iade etmeyip uhdesine bulundurmak suretiyle üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın ikrar içeren savunmalarına, katılan vekilinin aşamalardaki beyanlarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, katılan … şirketi adına faaliyet alanına giren bölgede sigorta poliçelerini katılan şirket nam ve hesabına akdetmek ve tahsil ettiği primleri katılan şirkete iade etmesi gerekirken, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek tahsil ettiği paraları şirkete iade etmeyip uhdesine bulundurması şeklinde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan ”5237 sayılı TCK’nın 155/2,43/1,62/1 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 520 gün adli para cezası karşılığı aynı kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 10.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ”5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,aynı kanunun 43/1 maddesi gereğince 1/4 oranında arttırım yapılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2 maddeleri gereğince verilen 4 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20 TL ‘den olmak üzere sonuç olarak 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.