Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4225 E. 2015/3008 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4225
KARAR NO : 2015/3008
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticare Mahkemesi’nce verilen 13/11/2013 tarih ve 2010/53-2013/469 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı …vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı …’a vesayeten … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, 20.08.2007 tarihinde trafik kazası geçirip uzun süre yoğun bakımda kaldığını, hayati tehlike ve kafa travması nedeniyle kendisinde olmadan uzun bir tedavi süreci yaşadığını, bu durumu fırsat bilen ablası davalı …’in, davacıyı yanına alarak davalı bankaya götürdüğünü, 31.01.2008 tarihinde kızlık soyadını kullanarak davacının parasını kendi hesabına geçirdiğini, olay tarihinde tasarruf ehliyetini haiz bulunmadığını, bankadaki işlemlerin davacı takside iken cereyan ettiğini, bu halde banka memurunun yaptığı hukuka aykırı hesap işleminden davalı bankanın da sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 374.195.79 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı kardeşi …adına 31.01.2008 tarihinde diğer davalı … … Şubesinden yapmış olduğu 374.195.79 TL’lik hesap devri sırasında hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığından bu devir işleminin geçersiz olduğu, kardeşi olan davalının iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davalı bankanın bu geçersiz işlemde her hangi bir haksız kazancının bulunmadığı gibi bankaya atfedilebilecek bir kusurun varlığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı …yönünden davanın kabulü ile 374.145.79 TL’nin bu davalıdan tahsiline, dava dilekçesinde faiz istemi olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı …vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile mümeyyiz davalı …vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı Banka tanıklarının beyanlarından, davacının işlem günündeki davranışlarından fiil ehliyetinin bulunmadığının anlaşılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davalı Bankanın olayda bir kusurunun bulunmadığı, davalı …yönünden ise 29.06.2012 tarihli Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunda, davacının 31.01.2008 işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığının kabulünün uygun olacağının belirtildiği gerekçesiyle davalı Banka hakkındaki davanın reddine, davalı …hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Ancak davalı tarafça sunulan ve …. Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri, Nöroloji ve Adli Tıp Bölümlerinden üç öğretim üyesinin düzenlediği 01.10.2012 tarihli özel mütalaada, dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının dava konusu işlem tarihinde fiil ehliyetine sahip bulunduğu, Adli Tıp Kurumu raporunun geçerliliğinin de tartışmalı olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla mahkemenin bu raporlar arasındaki çelişkiyi gidermesi gereklidir.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, davacının dava konusu işlem tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığının kabul edilmesi ve davalı …hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı …yararına bozulması gerekmiştir.
3- Yine mahkemece davalı Banka tanıklarının beyanlarına dayanılarak, davacının işlem tarihindeki davranışlarından fiil ehliyetinin bulunmadığının Banka görevlilerince anlaşılmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmışsa da, davacı vekilince de müvekkilinin olay tarihinde yürüyemez, ayakta dengesini sağlayamaz ve sorulara cevap veremez halde bulunduğu, dolayısıyla fiil ehliyetinin bulunmadığının dış görünüşünden anlaşılabileceği bildirilmiştir. Her ne kadar davacı vekilince işlem sırasında müvekkilinin bankada dahi olmadığı ileri sürülmüşse de, hem davalı Banka tanıklarının beyanları, hem de davacı asılın 21.06.2010 tarihli oturumdaki, bankaya kendisinin de girdiği, hatırladığı kadarıyla bir şeye imza attığı, ancak neyi imzaladığını bilmediği yönündeki beyanı karşısında, davacının işlem tarihinde davalı bankaya girdiğinin kabulü gereklidir.
O halde mahkemece yukarıdaki 2. bentte yazılı çelişkinin giderilmesi için görüşüne başvurulacak bilirkişi kurulundan, aynı zamanda dosyadaki tüm raporların ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının 31.01.2008 işlem tarihindeki genel görünümü, konuşma ve cümle kurabilme yeteneği gibi verilerden, davacının dış görünüşünden fiil ehliyetinin bulunmadığının aşikar şekilde anlaşılabilip anlaşılamayacağının sorulması ve sonucuna göre davalı Banka yönünden bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, davalı Banka hakkındaki davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı …vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …vekilinin, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle de davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının mümeyyiz taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.