Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/18191 E. 2015/2999 K. 05.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18191
KARAR NO : 2015/2999
KARAR TARİHİ : 05.03.2015

MAHKEMESİ : ….FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/09/2014 tarih ve 2012/102-2014/201 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket temsilcisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin münhasır lisans sahibi olduğu “….” buluş başlıklı faydalı modelin üretimi, satışı, pazarlanması yetkisinin 04.10.2011 tarihli sözleşme ile davalı şirkete verildiğini, davalının müvekkiline vermeyi taahhüt ettiği ödemeleri zamanında yapmadığını, davalı firma sahibi …’in müvekkili firmaya sözleşmenin başından sonuna kadar hep eksik ve yanlış bilgiler verdiğini, müvekkilinin faydalı model lisansından ve mevcut sözleşmeden kaynaklanan haklarının davalı tarafından ihlal edildiğini, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra müvekkilinin lisans hakkı sahibi olduğu faydalı modeli herhangi bir hak sahibi olmamasına rağmen kullanmaya devam ettiğini, davalının eyleminin 551 sayılı KHK’nın 136. maddesine göre tecavüz teşkil ettiğini, davalının lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmesi veya ticari ilişkinin devam ettiği dönemde davalının lisans sözleşmesini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalının eylemlerinin faydalı modelden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturduğu gibi aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının faydalı model tescilinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, men’ini, durdurulmasını, önlenmesini, haksız rekabetin men’ini, neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabetin işlenmesine etkili olan araçların ve malların imhasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, buluş sahibi tarafından verilen yetki belgesi ve taraflar arasındaki lisans sözleşmesi gereği … üretim, satış ve pazarlama yetkisinin müvekkiline ait olduğu, davacı tarafın bir yandan bu sözleşmenin geçersiz olduğunu iddia ederken diğer yandan feshettiğini bildirerek kendisi ile çeliştiğini, davacının eylemlerinin ticari ahlak ve iyiniyet ile bağdaşmadığını, davacının her koşulda sözleşme ile bağlı olduğunu, ödemeler konusunda iddiaların mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin montajlar yapılmadan bütün ödemeleri zamanında yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından ihlalinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturan herhangi bir eyleminin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf davalının sözleşmeye aykırı davrandığını bu nedenle lisans sözleşmesini feshettiklerini, davalının sözleşmeye aykırı hareketleri ve fesihten sonraki fiillerinin faydalı model tescilinden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmiş ise de; iki ayrı bilirkişi heyeti aracılığıyla ve toplam dört kez yaptırılan bilirkişi incelemeleri sonucunda ortaya çıkan duruma göre, davalının lisans sözleşmesine aykırı üretin ve satışının bulunmadığı, davacı tarafın davalıya gönderdiği 16/07/2012 tarihli ihtarname ile lisans sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayanmadığı bir yana, bir an için lisans sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği kabul edilse dahi davalının fesih tarihinden sonra faydalı model tescilinden kaynaklanan haklara tecavüz oluşturabilecek nitelikte herhangi bir üretiminin bulunmadığı, fesihten önce üretilen ve elinde kalan bankları satmaya ve teslim etmeye devam ettiği, bunun 551 sayılı KHK’nın 166, 164 ve 136. maddeleri kapsamında bir ihlal oluşturmadığı, dolayısıyla faydalı model hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı, davalı tarafın haksız rekabet teşkil edecek herhangi bir eyleminin bulunmadığı, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı şirket temsilcisinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı şirket temsilcisinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.