YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6741
KARAR NO : 2015/156
KARAR TARİHİ : 13.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın altın görünümlü bakır bilekliği kuyumculuk yapan şikayetçi …’ın dükkanına götürerek bozdurmaya çalıştığı, şikayetçinin söz konusu bilekliğin sahte olduğundan şüphelendiği, daha sonra detaylı bir şekilde inceleme ve araştırma yaptığında sahte olduğunu tespit ederek olayı polise bildirdiği, uzman bilirkişice suça konu bilekliğin sahte olduğunu, normal bir kişi tarafından anlaşılamayacağı ve iğfal kabiliyetine sahip olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanık hakkında, TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hapis cezasının yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında; TCK’nın 53. maddesinin uygulanması hususunda karar verilmemesi, anılan madde de belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması karşısında; bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle indiriminde uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “bu cezanın TCK’nın 35/2 maddesi gereğince ” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.