Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/2890 E. 2015/11876 K. 15.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2890
KARAR NO : 2015/11876
KARAR TARİHİ : 15.06.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Alman Rant Sigortasına giriş tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olduğunun ve yurt dışında geçen sürelerini 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında değerlendirilmek üzere 23.11.2012 talep tarihindeki primlere göre borçlanabileceğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

Mahkeme, bozma üzerine, sigorta başlangıcı yönünden davanın kabulüne, diğer istekler yönünden konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemenin bozmadan önceki ilk kararında; davanın kısmen kabulü ile sigorta başlangıcına yönelik talep yönünden davanın kabul edildiği, diğer taleplerin ise reddedildiği, Dairemizin bozma ilamı ile davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek sigorta başlangıcına yönelik talep bakımından ise; yurtdışı borçlanmasının sağlanmasından sonra sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, bozmadan sonra davacının 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında 3201 sayılı Yasaya göre yurtdışı borçlanması yapıp 16.10.2014 tarihinde ödeme yaptığı anlaşılmakla, davanın kısmen konusuz kaldığından bahsedilemeyeceği, ancak davacının Türkiye’de 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında tescili ve bu kapsamdaki yurtdışı borçlanması bozmadan sonra gerçekleştiği dikkate alındığında dava açılması esnasında bu konuda haklı olan davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yazılı “davacının yurtdışı hizmet borçlanmasına ilişkin talebi kurumca yerine getirildiğinden ve konusu kalmadığından bu yönde açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,” sözcüklerinin silinerek yerine “davacının 3201 sayılı Yasaya göre yurtdışı borçlanmasını, 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında yapabileceğinin tespitine,” kelimelerinin; hüküm fıkrasının yargılama giderleri ile ilgili yedinci paragrafında yazılı “davalıdan alınarak davacıya verilmesine” kelimelerinin silinerek yerine “kabul red durumuna göre 39,00 TL’lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” harf ve rakamlarının; ayrıca hüküm fıkrasının avukatlık ücretine ilişkin dokuzuncu paragrafından sonra gelmek üzere “Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” kelimelerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.