YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4696
KARAR NO : 2015/2982
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/261-2013/366 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı OMV … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında rekabet hukuku anlamındaki dikey anlaşma, rekabet kurumu’nun tebliğ ve kararları doğrultusunda, öngörülen zamandan önce, 18.09.2010 tarihi itibariyle 2002/2 sayılı tebliğ ile öngörülen grup muafiyetinin dışında kalarak sonlandığını, müvekkili şirketin peşinen ve sözleşme süresi öngörülerek yapmış olduğu ödemelerin müvekkili şirketin yararlanamayacağı süreye karşılık gelen kısmının (anapara), davalının bu bedelleri iktisap tarihlerinden itibaren avans faizi ve KDV’si ile birlikte müvekkili şirkete iadesi gerektiğini, ayrıca söz konusu bedelin (anaparanın) dava tarihine kadar davalı yedinde kaldığı sürede bu iktisap sayesinde davalıların elde ettiği tüm semerelerin (kazançların, faizlerin, kaim değerlerin) ve müvekkili şirketin bu bedelden yoksun kalması sebebiyle uğradığı ekonomik kayıpların ederinin de dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile birlikte davalılarca müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, yine davalılardan …’ın davalı …’nin doğmuş ve doğacak tüm borçlarını 200.000 TL’ye kadar ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının faaliyet gösterdiği akaryakıt istasyonunda müvekkili şirketin bayisi iken, aradaki sözleşmeler ve bunlara bağlı protokoller gereğince, aradaki dikey anlaşmanın intifa süresi sonuna kadar devam edeceğine inanılarak istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere benzeri ayrılmaz parça niteliğinde yapıların inşaat giderleri müvekkili şirketçe karşılandığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taraflar arasındaki dikey anlaşmanın, tesis edildiği tarihte öngörülen süresinden daha erken bir tarihte sonlanması nedeniyle, istasyon zemin betonu, istasyon bina inşaatı ve bunlarla sınırlı olmamak üzere benzeri ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapıların ödeme kalemlerinden geçersiz kalan bakiye süreye isabet eden kısmının dava tarihi itibariyle Tüfe ile uyarlanıp amortisman uygulanarak güncellenmiş 25.367,12 TL’nin, iktisap tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve KDV’si ile birlikte davalılar … (taahhütname gereği) ile ….’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
İşbu dava ile birleşen İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/391 esas sayılı dosyada davacı vekili, davalı tarafından işletilen akaryakıt istasyonuna yapmış olduğu sabit yatırım bedelinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak intifa süresine karşılık gelen kısmının 18.09.2010 tarihi itibariyle güncelleştirilmiş değeri olan 16.377,77 TL’nin, 18.09.2010 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ve faizin KDVsi ile birlikte davalı … ve …’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, … istasyonlu bayilik sözleşmesinin 02.08.2006 tarihi itibari ile imzalandığını, 5 yıl süreli sözleşme taraflarının idari bir kararla istasyondan tahliyesi nedeniyle sona erdiğini, sözleşmenin feshinde kusurlarının bulunmadığını, … İlçesi … Mahallesi, … ada, … parselde kain benzin istasyonu olarak kullanılan ofis binasında 1950 yıllardan beri kiracı iken kadastro çalışmaları ile konu taşınmazın … taşınmazı olmaktan çıkarılarak hazine arazisi olarak tescil edildiğini, 13.01.1993 tarihli Hıfzıssıhha Kurulu kararı ile benzinliklerin yerleşim yerlerine yakınlığı nedeniyle tehlike arz ettiği, deniz kirliliğine neden olduğu, ilgili yere Atatürk anıtı yapılması ile ilgili proje uygulanacağı gerekçeleri ile benzinliklerin nakledilmesine karar verildiğini, işleme karşı açılan iptal davasının ret ile sonuçlandığını, 02.08.2010 tarihli …. Belediye Başkanlığının işlemi ile …. Kaymakamlığınca taşınmazın tahliye edilmesine karar verildiğini, … İdare mahkemesinde konu ile ilgili davanın devam ettiğini, … İdare Mahkemesinin ret kararının temyiz aşamasında olduğunu, yürütmeyi durdurma kararı verilmediği için 24.09.2010 tarihinde idari işlem uygulanarak benzinlik olarak kullanılan taşınmazın yetkili makamlarca tahliye edildiğini, ilgili evrakların davacı tarafa sunularak oluşan mücbir sebep nedeniyle sözleşme fesh edildiğini, davacı tarafından teslim edilmiş olan tüm malzeme ve teçhizatın sağlam vaziyette şirket yetkililerine teslim edildiğini, imza karşılığı teslimatın gerçekleştirildiğini, istasyon binasının tapu da … adına şerhli olup …ne ait olduğunu, sözleşmenin feshi neticesindeki edimler karşılıklı olarak böylece yerine getirilmiş olup sabit bir yatırımda mevcut olmadığından zarar ve ziyanın olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı …’dan sadece kalıcı sabit yatırım bedelinin intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı açılmamış sayılmasına, davacının asıl ve birleşen davada davalı … hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacı lehine intifa hakkı tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş sabit yatırımların anlaşmasının geçersiz kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak keşif ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açkılanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, Takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak asıl ve birleşen davada davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.