Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/1318 E. 2015/21348 K. 24.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1318
KARAR NO : 2015/21348
KARAR TARİHİ : 24.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanıklar … ve …’un iş yerlerine gelen katılanın, emeklilik işlemleri olduğunu, bu konuda kendisine yardımcı olup olamayacaklarını sorması üzerine, sanıkların iş yerlerine gelip giden ve Çalışma Bakanlığı eski müfettişlerinden olduğunu söyledikleri kimliği tespit edilemeyen şahsı katılana emekli Çalışma Bakanlığı müfettişi … olarak tanıtarak, işlemlerin yapılması için katılandan 8.500 YTL para talep ettikleri, katılanın sanık … ve kimliği belirlenemeyen bu sanıkla Güvenpark civarında buluştukları, katılanın emeklilik işlemlerini halledeceği inancı ile kimliği belirlenemeyen şahısa verilmek üzere sanık …’a 8.500 YTL parayı verdiği, ayrıca katılana … isimli şahıs adına vekaletname vermesini istemesi üzerine noterden vekaletname çıkartarak verdiği somut olayda, mahkemece verilen 11.03.2008 tarihli beraat kararının dairemizce 05.02.2013 tarihinde bozulması sonrası yapılan yargılama sonucu dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.