Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17347 E. 2015/3095 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17347
KARAR NO : 2015/3095
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2009/186-2013/115 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin 2000/04529, 2003/20153, 2003/29965, 2006/02186, 2006/38768 sayılı ve “…” ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “…” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı …’ye başvuruda bulunduğunu, başvurunun Resmi Marka Bülteni’nde ilanı üzerine müvekkili tarafından yapılan itirazların reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun müvekkillerine ait “…” ibareli markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, markanın tanınmışlığından haksız yarar elde edeceğini, markaların kapsamlarında birebir aynı ürünlerin olduğunu ileri sürerek …’nin 2009-M-1944 sayılı … kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; … kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket iflas idare memuru; davalı şirketin iflas ettiğini ve markanın tescil edilmemiş durumda bulunduğunu, ayrıca “…” sözcüğünün teknoloji alanında hizmet veren herkes tarafından kullanılabilecek bir sözcük olduğunu, “…” ibaresinin davacıya ait markalardan farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf işaretlerinde “techno/tekno” sözcüğünün ortak unsur olarak kullanıldığı ve kullanıldığı emtialar açısından ayırt edici niteliğinin zayıf olduğu, davacı markalarında yer alan “….” sözcüğü ile davalı başvurusunda yer alan “card” ibarelerinin farklı olduğu, davalı tarafından “….” ibaresinin “card” sözcüğü ile birlikte kullanılmasının iltibas yaratmayacağı, taraf markalarının görsel, işitsel, anlam ve genel intiba açısından benzer olmadıkları, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığı, işaretler benzer olmadığından KHK’nın 8/4 hükmünde belirlenen tescil engelinin de somut olayda gerçekleşmediği ve KHK 8/5 hükmü koşullarının da bulunmadığı, … kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.