Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17173 E. 2015/3042 K. 06.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17173
KARAR NO : 2015/3042
KARAR TARİHİ : 06.03.2015

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/05/2014 tarih ve 2013/225-2014/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “…” ibareli markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise ” … +şekil” ibaresinin tescili için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, müvekkiline ait markalar ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesi olduğu gerekçesiyle müvekkilince başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, bu kararın yerinde bulunmadığını, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, dava konusu ibarenin, müvekkili markasının bilinirliğinden yararlanmak için seçildiğini, bu nedenle başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, … kararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusuna konu ibarenin “ … +şekil” ibaresinden oluştuğu, davacının tescilli markalarının ise “…” ibareli oldukları, “…” ibaresinin her iki markada da asıl unsur olarak bulunduğu, davalı şirketin haklı bir sebep olmaksızın davacının slogan markasının tamamını kendi markasının içerisine kattığı, başvuru konusunun tescil olunması halinde her iki markanın da aynı veya aralarında ticari veya idari bağlantı bulunan firmalara ait olduğu kanısını uyandıracağı ve davalıya ait dava konusu başvurunun, davacı tarafa ait seri markalardan birisi olarak zannedilme olasılığının yüksek bulunduğu, başvuru konusunun kapsamı ile davacı markalarının kapsamının kısmen örtüştüğü, örtüşen mallar yönünden markalar arasında 556 sayılı KHK’nun 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığının ispat edilemediği gibi davalı şirketin kötüniyetli sayılmasını gerektirecek her hangi bir delil da sunulamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … … kararının kısmen iptaline, aynı mal ve hizmetler yönünden davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 06/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.