Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/22502 E. 2015/197 K. 13.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22502
KARAR NO : 2015/197
KARAR TARİHİ : 13.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde,265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme”suçuyla korunan hukuki yarar,kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup;bu suçta,kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu,seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla,cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için,öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil,görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle,kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.

… Tescil Denetleme Büro Amirliğinde polis memuru olarak görev yapan müştekiler … ile …’in polis otosuyla seyir halindeyken temyiz dışı sanık …n otomobilini trafik kuralı ihlali yaparak kullanması nedeni ile kanuni işlem yapmak için sürücü belgesi ve araç ruhsatı talep ettikleri, …’in polis memurlarına “biz bu semtte, bu mahallede oturuyoruz, siz benden evrak isteyemezsiniz” gibi sözler söylediği, buna rağmen polis memurlarının evrakları aldıkları, bu defa …’in çağrıları üzerine olay yerine sanık Hakim ve diğer temyiz dışı sanıkların geldikleri, sürücü belgesi ile araç ruhsatını geri almak için şikayetçi polis memurlarına saldırdıkları, resmi aracın kapısını açıp evrakları almaya çalıştıkları, polis memurları söz konusu evrakları vermeyince resmi araca tekme ve sopalarla vurarak zarar verdikleri, polis memurlarına tehdit içerikli söylemlerde bulundukları, ardından olaya yardım için gelen diğer polis memurları … ile …’e karşı direndikleri, polis memuru ..’ü basit şekilde yaraladıkları, yine aynı boğuşma esnasında sanık …’ın polis memuru …ın kılıfında taşıdığı demirbaş tabancasını eline alıp havaya birkaç el ateş ettiği, sanığın bu şekilde üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.