YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20339
KARAR NO : 2015/202
KARAR TARİHİ : 13.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un 13/06/2011 tarihinde …Merkezine gittiği ve burada çalışan katılan …’e 100 TL vererek sigara istediği, katılanın, sigaranın 7 TL olduğunu söyleyerek bozuk para olup olmadığını sorduğu, sanığın da sigaranın ücretini bozuk para ile ödediği, sanığın daha sonra da katılandan 100 TL parayı bozmasını istediği, katılanın 2 adet 50 TL olarak parayı bozduğu, sanığın 50 TL parayı masaya bırakarak bunu da bozmasını istemesi üzerine katılanın 2 adet 20 TL ve 1 adet 10 TL’yi masanın üzerine koyduğu, sanığın bu paralar ile birlikte bozulması için bıraktığı 50 TL’yi de masanın
üzerinden alarak cebine koyduğu, katılanın 50 TL parayı kendisine vermediğini söylemesine rağmen verdim diyerek oradan ayrıldığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yargılamaya devamla aynı kanunun 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.