Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6910 E. 2015/222 K. 13.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6910
KARAR NO : 2015/222
KARAR TARİHİ : 13.01.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın,… Merkezi’nde doktor olan şikayetçi …’na kendisini… Gümrük Müdürlüğü’nde görevli Müdür Yardımcısı ..olarak tanıtıp, gümrükte 6 adet Diyaliz makinasının satışa sunulacağını, 8.000-9.000 Euro civarında uygun fiyatla makinaların alınabileceğini ifade ettiği, şikayetçi …’un da şirket ortağı olan diğer şikayetçi …’u arayıp, ofise çağırıp sanıkla tanıştırdığı, sanığın söylediklerine inanıp teklifini kabul etmeleri üzerine şikayetçi …’nun diğer şikayetçinin hesabına sanığa ödenmek üzere 20.000 TL havale ettiği, sanıkla şikayetçi …’un birlikte parayı çekmek için bankaya gittikleri, şirketten gerekli evrakları ve şirket çalışanı…’i de yanlarına alıp parayı önce dövize çevirdikleri ve birlikte … Gümrük Müdürlüğü’ne geldikleri araçla içeri girip ana binaya doğru gittikleri, sanığın şikayetçi ..ye cihazların… ambarda olduğunu, ambar şefi ..’.görüp Esas No : 2013/6910

18. konşimentoda kayıtlı cihazları görmesini, incelemesini, uygun gördüğünde 3214 dahili numarayı aramasını, teminatı yatırmak için .. ile araçtan inmesi gerektiğini söylediği, buna inanan şikayetçinin 9.000 Euro’yu yanlarında çalışan …’e verdiği ve birlikte araçtan indikleri, sanığın tarif ettiği… ambara doğru gittiği fakat… ambarı bulamadığı, ambar şefi ..u sorduğu fakat böyle birinin çalışmadığını öğrendiği, sanığın bu esnada …’e 100 TL vererek gümrük içinde bir yere yatırmasını, 9.000 Euro’yu başka bir yere yatırmak için kendisine vermesini söylediği ve ..’ın elindeki 9.000 Euro alarak ortadan kaybolduğu, bu suretle sanığın şikayetçileri dolandırdığı; sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, mahkemenin sübutu kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulama maddesi olarak TCK’nın 52/2 maddesinin gösterilmemesi, suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı kanunun 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin kısma gelmek üzere “TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.