YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/24130
KARAR NO : 2015/1861
KARAR TARİHİ : 03.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı ,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi, bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre, burada dikkat edilmesi gereken husus, dinin bir aldatma aracı olarak kullanılmasıdır.
Din, bir topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, peygamber ve Allah kavramını da genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dini inanç, dine inanan, belirli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dini inanç ve duyguları ile, doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki bulunmaktadır.
Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için, dini kurallara bağlı olanların, önem verdiği değerler, dini inanç ve duygular aldatma aracı olarak kötüye kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.
Arkadaş olan sanıklar … ile …’ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek 25/10/2013 günü saat 20.30 da cadde üzerindeki Camide yatsı namazını kılan katılan …’a sanık … yaklaşarak “Cennet’e gitmek ister misin” dediği, ardından kendisinin Hızır olduğunu, yardıma muhtaç insanlar olduğunu, Yemen’deki aç çocuklara elbise alması halinde Cennet’te yerinin hazır olduğunu, Peygamberimizin yanında yerinin ayırtılacağını bunun “Allahın ve peygamberin isteği olduğunu,” söyleyerek katılandan 1.500 TL para aldığı ve katılana kendisini 27/10/2013 günü saat 18.00 de Bayrampaşa Eski Cezaevi karşısında beklediğini söyleyerek ayrıldığı, buluşma noktasında katılanı bu kez diğer sanık …’ın karşıladığı, yine “Allahın ve peygamberin isteği olduğunu, aç çocuklara yardım için para vermesi durumunda kendisine cennetten yer verileceğini ” söyleyerek katılanın cebinde bulunan 2.000 TL para ile … Bankası ATM’sinden çektiği 5.000 TL parasını aldığı, katılanı arayacağını söyleyerek ayrıldığı, sanığın kendisini aramaması üzerine dolandırıldığını anlayan katılanın Emniyet Müdürlüğü’ne müracaatta bulunduğu, 01/11/2013 tarihinde sanıkların katılanı arayarak 38.000 TL para talep etmeleri üzerine katılanın polislerin isteği üzerine sanıklara buluşma yeri söylediği, sanıkların buluşma yerine geldiklerinde, polis memurlarınca suç üstü yapmak üzere katılana verilen paranın katılan tarafından sanıklara teslim edildiği anda sanıkların yakalandığı olayda; sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-a maddesinde öngörülen dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.