Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7639 E. 2015/1787 K. 03.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7639
KARAR NO : 2015/1787
KARAR TARİHİ : 03.02.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kulanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Somut olayda; sanığın… İl Milli Eğitim Müdürlüğü özlük işleri bölümünde şef olarak çalıştığı, olaydan önce yine aynı müdürlüğe bağlı ancak yurt dışında görevli olarak çalışan …’ya ait kimlik bilgileri içeren, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan resmi belge niteliğindeki nüfus cüzdanı talep belgesini diğer evrakların arasına karıştırarak İl Milli Eğitim Müdür yardımcısı tanık …’e imzalattığı, bu belge ile … Nüfus Müdürlüğüne başvurduğu, buradan kimlik bilgileri …’ya ait ancak üzerindeki fotoğraf kendisine ait olan sahte nüfus cüzdanını temin ettiği, içine düştüğü ekonomik sıkıntıdan kurtulmak amacıyla 24/11/2009 tarihinde Halkbank Kemeraltı Şubesine müracaat ederek 20.000 TL bireysel tüketici kredisi başvurusu yaptığı, aynı gün Vakıfbank Kemeraltı Şubesine müracaat ederek 18.700 TL bireysel tüketici kredisi başvurusu yaptığı, yine aynı gün … Kemeraltı şubesine müracaat ederek 10.000 TL bireysel tüketici kredisi başvurusu yaptığı, bankaların söz konusu talepleri krediler merkezine bildirmesi üzerine aynı gün 3 ayrı bankadan talepte bulunulmuş olması karşısında verilen evraklardan kuşkulanıldığı, evraktaki başvuru sahibinin arandığı, başvuru sahibi …’nın yurt dışında öğretmen olarak görev yaptığının tespit edilmesi üzerine sanığa kredi tahsis edilmediği, sanığın İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısına fark ettirmeden imzalattığı belgenin resmi belge niteliğinde olduğu, bu belge ile … Nüfus Müdürlüğünden temin ettiği nüfus cüzdanının resmi belge niteliğinde olduğu, resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme işlendiği ve söz konusu belgelerin kullanıldığı, sanığın nüfus idaresinin maddi varlığı niteliğindeki sahte nüfus cüzdanını
kullanmak suretiyle ve bankaca kendisine tahsis edilmeyen bir kredinin tahsisi amacıyla şikayetçi banka şubelerine müracaat ederek bireysel kredi talebinde bulunduğu, böylece her üç bankayı ayrı ayrı dolandırmaya teşebbüs ettiği anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.