YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8973
KARAR NO : 2015/21714
KARAR TARİHİ : 02.03.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık İzzet’in sahibi diğer sanıklar … ve ..’in sorumlu müdürü oldukları ..’in …Merkezleri ile iş birliği yaparak hastaları ev, iş yerinden özel araçlarla aldırarak muayene ettirdikleri, sanıkların aralarında aynı eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek şahıslara ait yazılan reçetelerdeki çerçevelerden birini vererek yada hiç çerçeve vermeden, bir kişiye de uzak-daimi ve yakın gözlük yerine güneş gözlüğü vermek suretiyle.. Kurumu’nu 851.94 TL zarara uğrattıklarının iddia edildiği olayda;
İddianamede adı geçen ve tanık olarak dinlenen hastaların doktora muayene olduklarını, kendilerine reçete verildiğini ve bu reçetelere istinaden tanıkların çerçeveden vazgeçin daha kaliteli cam taktırdıklarını beyan etmeleri, muayenelere ilişkin reçetelerde usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla, maliyetinin bir kısmı SGK tarafından karşılanan çerçeve veya cam alma hakkının hastaların feragat etmeleri üzerine sanıklar tarafından hastaların talebiyle verilen daha kaliteli cam ve çerçevede kullanılmasında kamu zararının bulunmadığı, hastaların rızası üzerine yapılan işlemler nedeniyle şikayetlerinin de bulunmadığı anlaşılmakla, nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan sanıkların beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.