YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6630
KARAR NO : 2015/240
KARAR TARİHİ : 13.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde katılan şirkette çalıştığı sırada, şirket bilgisayarlarının işleyiş sisteminden faydalanarak şirket hesaplarına herhangi bir tahsilat gelmediği halde tahsilat gelmiş gibi hesaplarda oynama yaparak kendisine ve başkalarına menfaat temin ettiği iddia olunan olayda, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın yaptığı işlemlerle ilgili katılan şirkete ait kayıt ve belgelerin ve varsa katılan şirketçe yapılan inceleme raporunun dosya içerisine getirtilip bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiye sanığın kayıtlar üzerinde ne şekilde oynama yaptığı, sanığın eylemleri sonucunda meydana gelen zararın miktarı ve suç tarihi de belirlenerek sonucuna göre sanığın suç vasfının ve hukuki durumunun tayin ve taktiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53/4. maddesine göre kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanamayacağı, somut olayda sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK’nın 49/2. maddesi gereğince kısa süreli olmadığı, bu nedenle 53. maddenin 3. fıkrasına göre, mahkum olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı kanun maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin uygulanamayacağı ve (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğun uygulanmamasına mahkemece karar verilebileceğinin anlaşılması karşısında, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışında kalan ve TCK’nın 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.