Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2015/10106 E. 2015/12446 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10106
KARAR NO : 2015/12446
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında…Köyü çalışma alanında bulunan 122 ada 2, 4, 5, 7, 9, 11, 13, 15, 17, 18, 19, 22, 23, 26, 27, 30, 31, 32, 35, 36, 37, 39, 42 ve 43 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ayrı ayrı davalılar adına, 122 ada 38 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle dava dışı….. adına tespit edilmiştir. Davacı … ve arkadaşları tapu kayıtlarına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacılar vekiline, dava konusu taşınmazların davacılardan hangisine murisinden kaldığı, hangisinin kendisi tarafından kullanıldığı yönünde açıklama yapması için iki haftalık kesin süre verildiği, ancak yapılan tebligata rağmen verilen süre içerisinde bir açıklama yapılmadığı, böylece kesin süre gereğinin davacı tarafça yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davacılar vekili ara kararı ile verilen kesin sürede 6.11.2012 havale tarihli dilekçesi ile hangi davacı yönünden hangi taşınmazlara yönelik talepte bulunduklarını açıkladığı gibi, davacı tarafça bildirilen tapu kayıtları da mahkemece Tapu Müdürlüğünden getirtilerek dosyaya konulmuştur. Buna göre davacıların ayrı tapu kayıtlarına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açtıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, taşınmazlar başında keşif yapılmak sureti ile her bir davacının dava konusu ettiği taşınmaza dayandığı tapu kaydı usulüne uygun olarak uygulanıp kapsamının belirlenmesi; buna göre çekişmeli taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kim tarafından ne zamandan beri ne şekilde kullanıldığı hususlarının sorulup saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yasal düzenlemelere aykırı olacak şekilde davacı tarafa dava konusu taşınmazlara ilişkin açıklama yapması için süre verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; çekişmeli 122 ada 38 parsel sayılı taşınmaz yönünden tespit … lehine yapıldığı halde, tespit maliki olmayan davalılara karşı dava açılmış olması nedeniyle bu parsel hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinin göz ardı edilmesi ayrıca çekişmeli 122 ada 35 ve 39 parsel sayılı taşınmazların tespit maliki davalı … davayı kabul ettiği halde bu beyana neden değer verilmediğinin hükümde gösterilmemesi de isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine,
22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.