YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/833
KARAR NO : 2015/3618
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Olay günü hamile olması nedeniyle rahatsızlanan sanığın, aynı evde birlikte yaşadığı eltisi olan tanık …’ın yeşil kartını alıp, … Devlet Hastanesi’ne giderek, tanık Melek’e ait yeşil kart ile hastaneye giriş kaydını yaptırdıktan sonra, muayenesini ve doğumunu söz konusu yeşil kart üzerinden yapılmasını sağlayarak kendisine yapılan tedavi masraflarının katılan kurum tarafından karşılandığı ve bu şekilde kamu kurumunun zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Üzerinde herhangi bir tahrifatın yapılmadığı söz konusu sağlık karnesinin aynı gün yapılan incelemesi neticesinde, başkasına ait olduğunun tespit edildiği, buna ilişkin tutanak tanzim edildiği, sağlık karnesinin sanığa ait olmadığının basit bir denetim sonucunda kolaylıkla tespit edebileceğinden gerçek sahibinin ibraz eden kişi olmadığının belirlenebilmesinin mümkün bulunduğu dikkate alındığında; sanığın eylemlerinin, aldatıldığı iddia edilen hastane görevlilerinin denetim olanağını ortadan kaldırmamış olması, yapılan beyanla değil, basit bir incelemeden sonra söz konusu sağlık karnesinin başkasına ait olduğunun tespit edilebilmesinin mümkün olduğu, dolandırıcılık suçunun kurucu unsuru olan hile öğesinin sergileniş açısından karşı tarafın inceleme olanağını ortadan kaldırmaması nedeniyle atılı suçun hile unsurunun oluşmayacağının anlaşılması karşısında; sanık haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05.02.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.