Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2555 E. 2015/21638 K. 02.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2555
KARAR NO : 2015/21638
KARAR TARİHİ : 02.03.2015

Mala zarar verme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair,…Asliye Ceza Mahkemesinin 12/06/2008 tarihli ve 2007/554 esas, 2008/562 sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 09/01/2015 gün ve 2014-560/1529 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/01/2015 gün ve 2015/17327 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1-2. maddesinde yer alan, “(l)Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.” Şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçuna konu olan zararın giderilip giderilmediğinin araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan dava üzerine yapılan yargılamada, soruşturma sırasında, sanığın polis merkezi giriş kapısının iki adet camını kırdığı tutanakla tespit edilmiş ve yine cam bedeli olarak zararın miktarı da 90 TL olarak taktiri kıymet tutanağı ile belirlenmiş, sanığın yargılama aşamasında zararı giderme hususunda her hangi bir talebi, beyanı olmadığı, TCK’nın 168 maddesinin etkin pişmanlık hususunu düzenlemesi ve esasen sanık tarafından eylemden dolayı pişmanlık gözetilerek verilen zararın giderilmesine yönelik aktif harekete geçilmesinin gerekmesine göre, zarar miktarının belli olduğu olayda bu yola talebi bulunmayan sanık hakkında ayrıca zararın giderilmesi hususunda araştırma yapılmasının gerekmediği anlaşılmakla, … Asliye Ceza Mahkemesi”nin 12/06/2008 tarih ve 2007/554 esas, 2008/562 sayılı kararının yerinde olduğu anlaşılmakla,kanun yararına bozma isteminin CMK’nın 309.maddesi gereğince REDDİNE, 02/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.