YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1389
KARAR NO : 2015/3200
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/07/2014 tarih ve 2014/762-2014/762 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı (ihtiyati hacze itiraz eden) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden davalı, davacı alacaklı tarafından “ihtiyati tedbir” talep edildiği halde mahkemece “ihtiyati haciz ” kararı verildiğini, mahkemece taleple bağlılık ilkesinin dışına çıkıldığını, kararın yokluğunda dinlenmeden verildiğini, ihtiyati haciz kararının süresinde ve usulüne uygun bir şekilde infaz edilmediğinden kendiliğinden kalkmış bir karar olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı alacaklı vekili, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı yapılan inceleme sonucunda tesis edilen ara kararla, ihtiyati haciz kararına yönelik itirazlar yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı borçlu vekili temyiz etmiştir.
1- Alacaklı davacı … tarafından açılan tenfiz davasında ihtiyati haciz kararının kaldırılması borçlu davalı vekilince talep edilmiş olup, bu istemin duruşma ara kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
HUMK’nun 388’inci maddesi hükmüne göre mahkeme kararları, asgari olarak iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmelidir. Yine Anayasanın 141’inci maddesinin 3’üncü fıkrası hükmü de mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini düzenlemektedir. Dolayısıyla gerekçe, bir hükmün olmazsa olmaz unsurudur. Taraflar, ancak kararlara konulması gereken gerekçeler sayesinde hükmün hangi maddi ve hukuki nedene dayandırıldığını anlayabilirler. Ayrıca, karar aleyhine yasa yollarına başvurulduğunda da HUMK 428’inci maddesi uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı denetlenebilir. Diğer bir anlatımla, Yargıtay incelemesi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.
Temyiz konusu yapılan mahkeme kararı, HUMK.’nun 388 nci maddesinde belirtilen unsurlardan ve özellikle de gerekçeden yoksun olup, denetime elverişli değildir. O halde, gerekçesiz şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, ihtiyati hacze itiraz eden (davalı) vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.