Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2015/17059 E. 2016/909 K. 21.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17059
KARAR NO : 2016/909
KARAR TARİHİ : 21.01.2016

Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-b, 168/2, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair* Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2007 tarihli ve 2007/213 esas, 2007/887 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, adı geçenin deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan duruşma sonucunda mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Çocuk Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 01/04/2014 tarihli ve 2014/130 esas, 2014/280 sayılı kararını müteakip, Çocuk Mahkemesinin 15/09/2014 tarihli ve 2014/454 esas, 2014/443 sayılı karşı görevsizlik kararı ile çıkan olumsuz görev uyuşmazlığı üzerine, Çocuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/605 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/10/2015 gün ve 2014-20786/66762 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2015 gün ve 2015/352380 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1- Asliye Ceza Mahkemesinin 28/09/2007 tarihli ve 2007/213 esas, 2007/887 sayılı kararına yönelik incelemede;
Dosya kapsamına göre, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2- Ağır Ceza Mahkemesinin 18/09/2014 tarihli ve 2014/605 değişik iş sayılı kararına yönelik incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki ilk yargılamanın bir yetişkin ile birlikte suç işlediği için birleştirme kararı sonucunda genel mahkeme olan Asliye Ceza Mahkemesinde yapıldığı ve cezasının ertelenmesine karar verildiği, ancak suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içinde yeni bir suç işlemesi üzerine, aynen infaz kararı vermeye görevli mahkemenin esas yargılamanın yapıldığı Asliye Ceza Mahkemesi mi, yoksa Çocuk Mahkemesi mi olduğu noktasında uyuşmazlık çıktığı anlaşılmakla, her ne kadar çocukların işlediği suçlara bakmakla görevli mahkemeler Çocuk Mahkemeleri olsa da, somut olayda suça sürüklenen çocuk bir yetişkin ile birlikte suç işlediği için birleştirme kararı sonucunda genel mahkemede yargılandığı, bu nedenle erteli cezasının aynen infazına karar verilip verilmeyeceğinin de yargılamayı yapan mahkemenin görevinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay 13 Ceza Dairesi’nce yapılan inceleme sırasında, dairece tespit edilen başka bir hukuka aykırılık nedeniyle kanun yararına bozma isteminin genişletilmesi yönünde, Adalet Bakanlığına ihbarda bulunulduğu belirlenmekle, sehven dairemize gönderildiği anlaşılan dosyanın, daha önce inceleme yaparak ihbarda bulunan Yargıtay 13 Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 21/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.