YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17049
KARAR NO : 2016/291
KARAR TARİHİ : 13.01.2016
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 35, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/7. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2009 tarihli ve 2008/339 esas, 2009/312 sayılı kararını müteakip, deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5237 sayılı Kanun’un 142/1 -b, 35, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2014 tarihli ve 2013/589 esas, 2014/145 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 12/10/2015 gün ve 2015/20057-65080 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/10/2015 gün ve 2015/343124 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2009 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karardan sonra, çocuğun denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle Asliye Ceza Mahkemesinin 24/01/2011 tarihli ve 2009/729 esas, 2011/3 sayılı dosyası kapsamında hükmün açıklandığı ve 3,000,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği gözetilmeden, başka bir mahkeme tarafından yapılan ihbar üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün ikinci kez açıklanarak, mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/06/2009 tarihli ve 2008/339 esas, 2009/312 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 36/1 ve 37/1.maddeleri gereğince denetim altına alınmasına ve denetim görevlisi görevlendirilmesine karar verildiği ve bu hükmün 26.06.2009 tarihinde kesinleşmesi ve infaza verilmesinden sonra suça sürüklenen çocuğa çıkartılan tebligata rağmen Denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne müracaat etmemesi üzerine, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince mahkemece, duruşma açılarak hükmün açıklandığı ve 24.01.2011 tarih ve 2009/729 esas , 2011/3 sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 14.12.2011 tarihinde yeni suç işlemesi üzerine Çocuk Mahkemesinin 12.06.2013 gün ve 2012/851 esas, 2013/351 karar sayılı ilamı ile mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hükmün ikinci kez açıklanarak Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2014 gün ve 2013/589 esas, 2014/145 karar sayılı ilamı ile 5 ay hapis cezasına hükmedildiği, suça sürüklenen çocuğa atanan zorunlu müdafinin görevinin hükmün kesinleşinceye kadar devam edeceği, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmün yeni suç işlenmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk ve müdafinin yokluğunda açıklandığı ve bu hükmün suça sürüklenen çocuk müdafine tebliği gerektiği halde sadece suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmesi karşısında suça sürüklenen çocuk müdafine gerekçeli kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün kesinleşmediği, kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulamayacağından suça sürüklenen çocuk müdafine tebliği ile hükmün kesinleşmesi halinde yeniden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün olup, henüz kesinleşmemiş olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.