YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/3951
KARAR NO : 2015/21891
KARAR TARİHİ : 04.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumundaki eşya hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, kamu malına zarar verme, suç eşyasını kabul etme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur.Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur.Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, v.b. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar. sinema,tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK.md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Bu açıklamalar doğrultusunda; sanık …’ın,….Müdürlüğü Binası’na hırsızlık yapmak amacıyla arka taraftaki giriş kapısının kilit göbeğini kırmak suretiyle girdiği, bina içindeki oda kapılarının da kilitlerini kırdığı ve buralardaki çekmeceleri dağıttığı, müdür yardımcısı odasında bulunan bir adet bilgisayar monitörü ve bir adet bilgisayar kasasını alarak götürdüğü, daha sonra bunları sanık …’e sattığı, …’in de diğer sanık …’e sattığı, şikayetçi Müdür Yardımcısı …’un bahsi geçen bu bilgisayar kasası ve monitörü sanık …’in iş yerinde gördüğü ve şikayetçi olduğu somut olayda; sanıklar … ve …’un bilgisayar monitörü ve kasasının çalıntı olduklarını bildiklerine dair savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeter derecede delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında, sanık …’ın da savunmasına itibar edilmemesi nedeniyle atılı suçları işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 gün ve 1431-18 ile 12.02.2013 gün ve 1438-53 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, hükümde tekerrüre esas alınan ilamın gösterilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, sanık hakkında tekerrüre esas alınacak hükümlülüğün bulunması halinde, bunların en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınmasının mümkün olduğu gözetilerek, her ne kadar sanık … hakkındaki kararda birden fazla hüküm tekerrüre esas olarak gösterilmiş ise de, bu durumun infaz aşamasında çözülebileceği, ayrıca sanık …’ın atılı eylemleri hangi zaman diliminde işlediğine dair dosya kapsamında yeterli delil bulunmadığı gibi sanığın da bu zaman dilimine yönelik bir ikrarda bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki 2 ve 3 numralı bozma nedenlerine iştirak edilmemiş, sanığa atılı hırsızlık suçunun 5237 saylı TCK’nın 142/1-a maddesinde tarif edilen nitelikli hali oluşturması karşısında uygulama maddesinin 142/1-a,b şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın, katılan hazine vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.