YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7631
KARAR NO : 2015/4688
KARAR TARİHİ : 05.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli (zincirleme) dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Uygulama maddesinin 158/1-e-son yerine 158/1-e-f-son şeklinde yazılması isabetsizliği sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamış, adli emanetin 2008/169 sırasına kayıtlı eşya hakkında mahkemesince bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; Fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıklardan Hüseyin’in, gerçekte 10/11/2007 tarihinde vefat etmiş olan annesi Name’nin (1936 doğumlu) ölümünü resmi merciilere bildirmeyip, adli emanete alınan imza yerine geçen mührünü de kullanarak Ziraat Bankası Kumlu şubesi görevlilerine (Name’nin sağlığında yapılan benzer uygulamaların verdiği rahatlıktan yararlanarak) “…yaşlı, gözleri görmeyen, yürüyemeyen annem arabada oturuyor…” deyip, karısı-sanık Nurcan’ı kıyafet değişiklikleriyle “annesi gibi gösterip” ödeme makbuzlarına (06/12/2007 ve 05/03/2008 tarihli) mühür ve parmak izi basılmasını sağlayıp toplamda 1.485 TL dul-yetim maaşlarını alarak haksız yarar sağlamaları eylemlerinin “Nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıdaki eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 05/02/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.