YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1836
KARAR NO : 2015/7310
KARAR TARİHİ : 29.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2014 tarih ve 2014/818-2014/818 D.İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi karşı taraf (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, müvekkili hakkında 05.12.2014 tarihli karar ile 250.000.00 TL tutarlı alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verildiğini,…’nın 598/3. fıkrası uyarınca gerçek kişiler tarafından verilen her türlü kefaletin on yıllık süreye tabi tutulduğunu, bu hüküm uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun ortadan kalktığını, ihtiyati hacze konu bonolar nedeniyle müvekkilinin ayrıca sorumluluğunun da olmadığını, ileri sürerek müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; …’nın 598/3. maddesi uyarınca bir gerçek kişi tarafından verilen her türlü kefaletin sözleşmenin kurulmasından itibaren on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağının belirtildiği, itiraz eden borçlunun alacaklı lehine verdiği kefaletin 2002 tarihli olduğu gerekçesiyle borçlu ……… hakkında verilen 05.12.2014 verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dosya üzerinden karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Talep, ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz eden borçlunun talebi uyarınca evrak üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde yazılı gerekçeyle itirazın kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak; İİK’nın 265. maddesinde “Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme savunma hakkına müteallik bir düzenlemedir. Mahkemece savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak biçimde ve yukarıda bahsi geçen yasal düzenlemeye aykırı olarak duruşma açılıp tarafların beyanları alınmaksızın evrak üzerinden işin esasının incelenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre karşı taraf (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı taraf (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karşı taraf (alacaklı) vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.