Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6759 E. 2015/391 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6759
KARAR NO : 2015/391
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’ın tahminen 2008 yılı Aralık ayı içerisinde sanığın yurtdışına işçi olarak adam götürdüğünü öğrenmesi üzerine sanık ile bir kahvehanede görüştüğü, sanığın, mağdur …’ı 20 güne kadar yurtdışına işçi olarak götürebileceğini söyleyerek 150 Dolar ve pasaport çıkartmasını istediği, pasaportu yanında olan mağdur …’ın pasaportunu ve 100 Doları aynı gün sanığa verdiği, mağdur …’ın 6 ay kadar bir süre beklemesine rağmen yurtdışına gidemediği, sanıktan 140 TL ve pasaportunu geri aldığı, kalan 35 TL’yi alamadığı, şikayetçiler …, … ve …’ın 2009 yılı Mart ayı içerisinde temyiz dışı sanık … aracılığıyla sanığın yurtdışına işçi götürdüğünü

öğrendikleri, 24.03.2009 günü… il merkezine gelerek sanık ile görüştükleri, sanığın şikayetçiler …, … ve …’a kendilerini 15 gün kadar bir süre içerisinde …’daki bir şirket aracılığıyla demirci işçisi olarak yasal yollardan 2.000 TL maaşla…’a gönderebileceğini söylediği, bu iş karşılığında şikayetçilerden kişi başına 500 TL para talep ettiği, şikayetçilerden …’ın 500 TL’yi aynı gün sanığa elden ödediği, ardından her üç şikayetçinin …İl Emniyet Müdürlüğüne giderek kendi adlarına pasaport çıkarttıkları, bu pasaportları sanığa verdikleri, şikayetçilerden …’ın bu görüşmeden bir gün sonra… PTT Müdürlüğü kanalıyla sanığa 500 TL havale ettiği, yine şikayetçilerden … adına 300 TL Haziran 2009 tarihi içerisinde tanık … tarafından sanığa elden ödendiği, sanığın şikayetçileri yurtdışına götüreceğini söyleyerek oyaladığı, paraları da iade etmediği, şikayetçiler …, …, … ve …’nın 2009 yılı Mart ayı içerisinde temyiz dışı sanık … aracılığıyla sanığın yurtdışına bir şirket aracılığıyla işçi gönderdiğini öğrendikleri, bunun üzerine sanıkla görüştükleri, sanığın şikayetçilere kendilerini işçi olarak çalışmak üzere yurtdışına bir şirket aracılığıyla gönderebileceğini söylediği, şikayetçilerden toplam 2.000 TL ve pasaport çıkartmalarını talep ettiği, bunun üzerine şikayetçilerin 20.03.2009 ve 01.04.2009 tarihlerinde pasaport çıkarttıkları, her dört şikayetçinin pasaportlarını ve toplam 2.000 TL’yi şikayetçi İhsan aracılığıyla sanığa verdikleri, sanığın şikayetçileri oyaladığı, 800 TL’yi şikayetçi …’a iade etmesine rağmen kalanı parayı ve pasaportları geri vermediğinin anlşaıldığı olayda eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın mağdur …’a karşı eyleminin tek dolandırıcılık, şikayetçiler …, … ve …’a yönelik eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık, şikayetçiler …, …, … ve …’ya yönelik eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçlarını oluşturması nedeniyle 2 kez zincirleme dolandırıcılık, 1 kez basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “172 gün”, ”215 gün”, “179gün” ve ”3.580 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 6 gün”, ”5gün” ve “100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.