YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6761
KARAR NO : 2015/393
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nun 158/1-j bendinde,dolandırıcılık suçunun,Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi ,nitelikli hal olarak kabul edilmiştir.Bu suçun oluşabilmesi için,Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir.Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın,sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa,dolandırıcılıktan bahsedilemez,şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır.5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka,48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır.Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur.Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı,kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir.Fil,sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler,bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır.Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa,basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanığın, olay tarihinden önce … ilçesinde bulunan ..-Sa yetkili satıcısı .. Otomotiv Ltd.Şti’ne ait satış galerisine başvurarak kendisine… model bir otomobil beğendiği, satın alma hususunda anlaşmaya vardığı, otomobil satış bedelini banka kredisi olarak kullanmak ve ödemek istediği, şirket yetkilisinin kredi ile ilgili bütün işlemleri kendisinin halledeceği yönündeki beyanı üzerine kredi alımı için gereken nüfus cüzdan örneği, iş ve gelir durumu bilgilerini içeren belgeleri teslim ettiği, araç bedelinin 40.851 TL olduğu, kredinin ticari taşıt kredisi olarak kullanılması nedeniyle bedelin %100’ünün banka tarafından kredilendirilebildiği…. Otomotiv firmasınca taşıt kredisi kullanımı için… Çarşı Şubesine faks yolu ile gönderilen faturada ise bedelin 42.160 TL olarak yazılmış olduğu, bu suretle sanığın fazla kredi kullanarak bankaya yönelik dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilmiş ise de, suça konu faturanın düzenlenmesi ve bankaya ibrazı ile sanığın ilgisinin saptanamadığı, bu yöndeki işlemlerin firma tarafından halledilmiş olduğu, sanığın banka kredi borç taksitlerini düzenli olarak ödeyerek kredi borcunu kapatmış olduğu, gerçek fatura satış bedeli ile firma tarafından bankaya gönderilen fatura bedelleri arasındaki farkın 1.148 TL gibi kullanılan krediye oranla çok düşük bir meblağ olduğu, bu itibarla sanığın kredi dolandırıcılığı kastı ile hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.