Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2014/23411 E. 2016/915 K. 21.01.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/23411
KARAR NO : 2016/915
KARAR TARİHİ : 21.01.2016

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri ve konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükümlerin; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddede, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Yasa’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık, konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tüm dosya içeriğinden, yakınan yönelik eylemin gece saat 02:00 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 143 maddelerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuk aşamalarda yakınan …’ın evine gittiğini kabul etmesi ve 24/01/2012 tarihli yakalama tutanağı içeriği ile tanık soruşturma evresindeki beyanında suça sürüklenen çocuk olay günü ellerinde yakınanın evindeki perdeye sarılı şekilde malzeme taşıdıklarını beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı olan suçları işledikleri anlaşılmış olduğundan, mahkemenin suça sürüklenen çocuk … hakkındaki kabul ve uygulamasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 21/01/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.