YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7176
KARAR NO : 2016/2735
KARAR TARİHİ : 03.03.2016
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … … ve davalı … … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … … 22/10/2014 havale tarihli dilekçesiyle; … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde bulunan 104 ada 8 parsel sayılı taşınmazının kadastro çalışmaları sırasında davalı … … adına tespit gördüğünü, taşınmazın kendisine babasından, babasına da dedesinden kaldığını, davalı kurumun taşınmazda bir hakkının olmadığını, uzun zamandan beri kendisinin ekip biçtiğini belirterek davalı adına tespit gören 104 ada 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile yapılan kadastro tespitinin yeniden düzeltilerek 6292 sayılı Kanun gereği 2/B uygulaması kapsamında değerlendirilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usûlden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı gerçek kişi ve davalı … … vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 15/12/2004 – 13/01/2005 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, dava konusu 104 ada 8 parsel sayılı taşınmaz hakkında … Kadastro Mahkemesinin …/… E. – …/… K. sayılı dosyasında davacı … …nce davalının dedesi … …’ye husumet yöneltilerek açılan kadastro tesbitine itiraz davası sonucunda mahkemece: dava konusu taşınmazın orman olarak … adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin verilen kararın, Dairemizin 22/05/2006 tarih ve …/… E. – …/… K. sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği anlaşıldığı, mahkemece; kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; davalı … … vekil ile temsil edildiğine göre maktu avukatlık ücreti değil dilekçe yazım ücreti olarak 300,00.-TL’ye hükmedilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 4. bendin kaldırılarak, bunun yerine, “karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince daha aşağı olamayacağı gözetilerek 1500.-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 03/03/2016 gününde oy birliği ile karar verildi.