YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7146
KARAR NO : 2015/449
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir.Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir.Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılanlar … ve …’un …ne ihbarda bulunarak… İlçesi … mevkiinde bulunan 53 ada 124 parsel, 54 ada 78 parsel sayılı taşınmazlar, yine … mevkiinde bulunan 40 ada 66 parsel, 40 ada 72 parsel sayılı taşınmazlar ile Çaldıratmaz mevkiinde bulunan 51ada 128 parsel, 51 ada 49 parsel, 51 ada 123 parsel, 51 ada 126
parsel sayılı taşınmazlarda 1/6 oranında hisse sahibi oldukları halde DGD müracaat dosyalarında verilen Muvafakatname-1 belgesinde kendi yerlerine imza atılarak haksız yere destekleme parası alındığı yönünde şikayette bulunduğu, bunun üzerine … tarafından inceleme başlatıldığı ve yapılan inceleme neticesinde sanık …’un Muvafakatname-1 belgesi ile alması gereken hissedarların hisselerini hissedarlardan … ve …’un adına sahte imza atarak gerçek dışı beyanda bulunup 2005 yılında doğrudan gelir desteği, 2006-2007 ve 2008 yıllarında mazot-kimyevi gübre desteği ile 2008 yılı kuraklık desteğinden faydalanmak üzere evrakta sahtecilik yaparak haksız yere kamu kurumundan maddi menfaat temin etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda; sanık … ile mağdurlar …, …, … ile katılanlar … ve …’un kardeş olup söz konusu arazilerin kendilerine babalarından kalan iştirak halinde mülkiyete tabi araziler olduğu, duruşmada dinlenen mağdurlar …, …, … ile tanıklar … ve …’un beyanlarından da açıkça anlaşılacağı üzere, sanık …’un babalarının ölümünden sonra diğer kardeşlerinin bir kısmının ilçe dışında ikamet etmeleri bir kısmının ise arazi ile uğraşma imkanlarının bulunmaması nedeniyle kardeşlerinin rızası ile bu arazileri her yıl ekip elde edilen ürünü arazinin bakımı ve ekimi için yapılan masraflar çıktıktan sonra payları oranında kardeşlerine gerek ürün gerekse para olarak dağıtım yaptığı, DGD ile ilgili yasal düzenlemeden sonra katılan Ahmet dışındaki tüm kardeşlerinin toplanarak DGD müracaatına ilişkin görüşme yaptıkları, bu görüşme neticesinde mağdurlar …, …, … ile katılan …’un sanığa DGD müracaatı ile ilgili kendi adlarına gerekli tüm işlemleri yapmalarını söyleyip muvafakat verdikleri, katılan Ahmet’in ise Şükrü dışındaki diğer kardeşleri ile konuşmadığı ve şehir dışında ikamet edip ilçeye hiç gelmemesi nedeniyle mağdur …’un katılan Ahmet’i telefonla arayıp durumu ona anlattığı, buna karşın katılan Ahmet’in mağdur…ye imza atmak için gelemeyeceğini söylediği, mağdur…nün ise imza atmazsa müracaatın olmayacağını bildirdiğinde bu kez katılan Ahmet’in “benim yerime biriniz imza atarsınız” dediği, mağdur…nün de bu görüşmeyi sanık Ali’ye aktardığı, mağdur ve katılanların bu şeklide muvafakatları alındıktan sonra sanık Ali tarafından müracaat dosyasındaki Muvafakatname-1 başlıklı belgeyi mağdurlar …, …, …’a imzalattığı ancak katılanların ilçe dışında oturmaları ve muvafakatlarının olması nedeniyle onlar yerine imza atarak müracaatın yapıldığı, bu hali ile 2005 yılına kadar doğrudan gelir desteği, 2006-2007 ve 2008 yıllarında mazot-kimyevi gübre desteği ile 2008 yılı kuraklık desteği paralarının alındığı, bu paraların ise yine aynı şekilde elde edilen ürünler gibi payları oranında sanık tarafından kardeşlerine dağıtıldığı, hatta katılanların ilçe dışında olmaları
nedeniyle katılan Memnune’nin payının ona ulaştırılmak üzere diğer kız kardeşlerine, katılan Ahmet’in payının ise ona ulaştırılmak üzere mağdur…ye verildiği ve bu kişiler tarafından katılanlara paralarının ulaştırıldığı, 2002 yılından itibaren işlemlerin bu şekilde devam ettiği ve katılan Ahmet ve Memnune’nin sanık Ali tarafından alınan destekleme parasından paylarını aldıkları halde daha sonra sanık Ali ile aralarında bir kısım anlaşmazlıkların olması nedeniyle 2009 yılında bu konu ile ilgili …ne ihbarda bulundukları anlaşılmış, buna göre sanığın Muvafakatname-1 başlıklı belgedeki katılanlar yerine imzalarını atmak suretiyle üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili olarak, destekleme müracaatı öncesi mağdurlar ve katılanların sanığa kendi adlarına gerekli işlemleri yapması ve hatta yerlerine imza dahi atması konusunda muvafakatta bulunmuş olmaları dolayısıyla sanığın bu muvafakata dayanarak müracaat tarihinde ilçe dışında olan katılanların yerine belgeye imza atmış olması hususu göz önüne alındığında sanığın somut olayda sahtecilik kastı ile hareket etmediği, yine sanığın haksız yere destekleme parası almak suretiyle kamu kurum veye kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak, iştirak halinde mülkiyete tabi arazilerde DGD müracaatının fiilen araziyi kullanan kişi tarafından yapıldığı, yine buna göre ödenecek destekleme parasının da bu kişiye verildiği, bu durumda araziyi fiilen kullanan ve destekleme parasını alan pay sahibinin bu parayı diğer paydaşlara verip vermemesi hususunun kendi iç işleyişlerinde hukuki çerçevede çözümlenecek bir konu olduğu kaldı ki somut olayda bunun aksine mağdur ve tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık tarafından destekleme müracaatı için diğer kardeşlerin muvafakatının aldığı ve neticede alınan destekleme parasının kardeşlerin tamamına payları oranında verildiği dolayısıyla sanığın dolandırıcılık suçunu işleme yönünde kastının bulunmadığı gibi atılı suçun diğer yasal unsurları itibari ile de oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan İlçe Tarım Müdürlüğü vekili, katılan … vekili, katılan …’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.