YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1792
KARAR NO : 2015/3109
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/11/2014 tarih ve 2014/597-2014/330 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, … aleyhine işçi alacaklarına istinaden … İş Mahkemesi’nin 2013/82 Esas sayılı dosyası ile 12.10.2009 tarihinde alacak davası açtığını, yargılama devam ederken şirketin 27.01.2012 tarihinde tasfiye edildiğini, şirketin tasfiye edildiğine ilişkin kararının 14.02.2012 tarihli ve 8005 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, alacak davası devam ederken tasfiye işleminin tamamlanarak, şirketin ticaret sicilinden kaydının silinmesinin usulsüz olduğunu, şirketin yeniden ihyasının gerektiğini, tasfiye memuru ….’nın şirketin ortağı ve davadan haberi bulunduğunu, kötü niyetli tasfiye nedeniyle müvekkilinin zararından TTK 224 hükümlerine göre şahsen sorumlu olduğunu, derdest olan … İş Mahkemesi tarafından yargılama sırasında şirketin ihyası davası açmak için süre verildiğini ileri sürerek şirketin yeniden ihyasını talep ve dava etmiştir.
Davalı …. vekili, davada müvekkiline husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin görevinin şirketin tasfiyesinin tamamlanıp 27.01.2012 tarihinde ticaret sicilinden terkini ile sona erdiğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin tasfiye edilen şirketle ilgili herhangi bir görev ve sorumluluğu kalmadığını, davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunu, huzurdaki davanın dayanağı olan … İş Mahkemesi’nin 2013/2 Esas sayılı dosyasının halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, tasfiye süresince tasfiye memuru olan müvekkiline davacının açtığı iş mahkemesindeki davası hakkında bilgi verilmediğini, tebligat yapılmadığını, İş Mahkemesi’nde açılan davada davacının kıdem, ihbar tazminatına hak kazanmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ….. vekili, müvekkili Sicil Müdürlüğü’nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığını, tasfiye işlemlerinde yetki ve sorumluğun tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebep olmadığını, yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tasfiye sürecinde eksik işlem yapılmasının muhatabının tasfiye memuru olduğunu savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tasfiyesi sonlandırılıp sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluştuğu gerekçesiyle …..nün … sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye nedeniyle sicilden terkin olan Tasfiye Halinde ….’nin tüzel kişiliğinin ihyasına ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere son tasfiye memuru olan ….’nın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı …. vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı …. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.