YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7145
KARAR NO : 2015/457
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu,TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir.Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için,ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür.Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını v… manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir.Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır.
Katılan …’in … Mahallesinde kendi adına konfeksiyon dükkanı işlettiği ve ….Şubesinden… numaralı hesabından çek karnesi aldığı, sanık …’ın katılan …’in öz oğlu olduğu, sanık …’ın da polis memuru olup katılan …’in eski kiracısı olduğu, katılan …’in 2006 yılı başında rahatsızlığı nedeni ile işyerine gelemediği, belirtilen işyerini oğlu olan sanık …’ın işletmeye başladığı, bu sırada sanık …’ın ekonomik sıkıntıya girdiği, durumu eski kiracıları polis memuru olarak görev yapan sanık …’a bildirdiği, sanık…’in de sanık …’ın arkadaşı olup… Mahallesinde ”… Kuyumculuk” adlı işyerini işleten sanık …’nın yanına götürdüğü, 2006 yılı Mart ayında sanıklar … ve …’ın azmettirmesi ile sanık …’ın annesi olan katılan …’in İş Bankas… Şubesinden almış olduğu çek karnesinden 01/03/2006 keşide tarihli 40.000 TL meblağlı 2052720 çek numaralı, 15/03/2006 keşide tarihli 9.250 TL meblağlı.. çek numaralı çek ile 30/04/2006 keşide tarihli 10.000 TL meblağlı… çek numaralı çekleri annesi katılan …’in rızası hilafına düzenleyip imzalayarak sanıklar … ve …’a verdiği, karşılığında da sanık …’dan 22.000 TL para aldığı, daha sonra sanık …’ nın sanık …’ dan almış odluğu çekleri …. 10.İcra Müdürlüğünün 2006/1576 esas ve 2006/2177 esas sayılı icra takip dosyaları üzerinden katılan … aleyhine icra takibine koyduğu, bu takip nedeniyle katılan …’e ait … ait mahallesinde kain 1380 ada 23 nolu parselde bulunan gayrimenkulünün
satıldığı, satış işleminin …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08/12/2006 tarih 2006/115 esas 2006/603 karar numaralı ilamı ile iptaline karar verildiği, suça konu 01/03/2006 keşide tarihli … çek numaralı 40.000 TL meblağlı çek, 15/03/2006 tarihli 9.250 TL meblağlı … çek numaralı çek ve 30/04/2006 keşide tarihli 10.000 TL meblağlı … çek numaralı çeklerle ilgili aldırılan bilirkişi raporuna göre söz konusu çeklerdeki keşideci … adına atılı olan imzalar ile sanık …’ın mevcut mukayese imzaları arasında benzerlikler bulunduğu, bu imza ve parafların sanık …’ ın eli mahsulü olduğunun anlaşıldığı, sanı…’ın bu şekilde gerçekleşen eyleminin resmi belgede sahtecilik, sanıklar … ve …’ın eyleminin bankayı aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa azmettirme ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğu iddia edilen olayda;
Olay tarihinde önce sanık …in annesi ile amcasının yarı yarıya hissedar oldukları apartmanın, amcasının borçları nedeniyle icralık olduğu, apartmanı komple almak için” 30.000 TL para koyarsan birinci katı senin olur, gerisini de ben vereceğim” diyerek sanı…’in, sanık…’e teklif götürdüğü, bu hususta anlaştıkları, daha sonra ikisi birlikte sanık…’in arkadaşı olan sanık …’ın kuyumcu dükkanına gidip konuyu anlattıkları ve sanık…’in sanık …’dan ödünç para vermesini istediği, sanık …’ın ”nakit param yok, altın vereyim” deyip verdiği altın karşılığında suça konu katılan … adına keşideli 3 adet çeki imzalı olarak verdikleri, sanık…’in bu çekleri ciroladığı, daha sonra altın fiyatları artmaya başlayıp, altınların parasının da zamanında ödeyemeyince sanıklar… ve…in sanık …’ın dükkanına gidip 10.000 TL meblağlı çeklerden 1 adedinin miktarının 40.000 TL olarak değiştirdiği ve sanı…’in bunu paraf ettiği, sanık…’in, sanık …’a ”çekleri bankaya götür, bunlar sana para ödememek için evlerini anlaşmalı satacaklar” diyerek uyarması üzerine sanık …’ın hemen bankaya gidip, karşılıksız şerhini vurdurup sözü edilen çeklerden 40.000.-TL meblağlı çekin bedelinin tahsili için …. 10.İcra Müdürlüğünün 2006/1576 esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine giriştiği, bu çekle ilgili şikayeti üzerine katılan … aleyhinde karşılıksız çek keşide etmek suçundan …. 10.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/255 esas sayılı dosyası üzerinden dava açıldığı, bu dava da katılan …’nin yaptığı savunmada “40.000 TL meblağlı çekteki keşideci imzası bana aittir,” dediği, çek fotokopisi gösterilince de bu defa “imzalar oğlum…e aittir, benim muvafakatım üzerine imza atmaktadır” şeklinde resmen beyanda bulunması üzerine katılan …’nin karşılıksız çek keşide etmek suçundan mahkemece mahkumiyetine karar verildiği, katılan …’nin bahse konu apartmana ilişkin taşınmazın kendisine ait olmayan diğer yarısının …. 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/18 sayılı satış dosyası ile 65.000 TL’ye alıp hemen 39.300 TL gibi düşük bir bedel karşılığında muvazaalı olarak İsmail … isimli
kişiye sattığı, sanık …’ın bu satışa ilişkin tapu iptal ve tescil davası üzerine de ….Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/115 esas sayılı dosyasıyla katılan …’nin iyi niyetli olmadığından davanın kabulüne ve icra takip dosyalarındaki alacak ile sınırlı olarak tapudaki tasarrufun iptaline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, katılan …’nin bilgisi ve muvafakatı ile gerçekleşen eylemler nedeniyle sanıklar … ve …’nın suç kastıyla hareket ettiklerine dair delil bulunmadığına, yine sanı…’e atılı bulunan resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.