YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6885
KARAR NO : 2015/300
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir. Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Suça sürüklenen çocuk …’nin gayri resmi birlikte yaşadığı …’dan hamile kaldığı, sosyal güvencesi olmadığı için akrabası olan …l’ün sağlık karnesini alarak hastaneye gittiği,
kendisini …olarak tanıtıp …kimliği ile hastanede 24.01.2010 tarihinde doğum yaptığı, bu eylemiyle kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunması ile tüm dosya kapsamına göre, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevi bulunan hastane görevlilerinin muayene edilen hastanın sağlık karnesi sahibi olmadığını basit bir inceleme sonucunda anlayabilecek durumda oldukları, sanığın bu durumun denetlenmesi imkanını ortadan kaldırıcı hileli davranışlarının bulunmadığı, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 3,4,60 maddeleri uyarınca sigortalı kişilerin 18 yaşından küçük çocuklarının kendiliğinden sigortalı sayılacakları ve analık sebebi ile yapılan harcamalar için prim ödemesi gerekmediğinin hükme bağlandığı, bu nedenle sanığın eyleminden katılan kurumun zararının doğmadığı anlaşılmakla, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından bahisle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.