Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6784 E. 2015/313 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6784
KARAR NO : 2015/313
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’un, şikayetçiye kendisini … olarak tanıtarak kendisini …’ta üst düzey bir personel müdürü olarak gösterdiği, şikayetçinin yakınlarına iş bulmak vaadiyle ondan 1.000 TL alıp ortadan kaybolduğu somut olayda;
1-Şikayetçinin sanıkla, sanığa ait olan…numaralı telefon ile görüştüğünü beyan etmesi ve…’den gelen yazıya göre bu telefon numarasının sanık adına değil, … isimli kişiye ait olduğunun bildirilmesi nedeni ile, adı geçen …’ndan sözkonusu … numaralı cep telefonunu, 24/03/2007 tarihi ile 03/04/2007 tarihleri arasında kullanıp kullanmadığı, kullanmıyorsa bu numaranın kim tarafından kullanıldığı ve sanığı tanıyıp tanımadığı sorulmadan, şikayetçinin kendisine ait sanık ile görüştüğü telefon numarası ile 27/03/2007 tarihi ile 03/04/2007 tarihleri arasında, müştekinin sanığa ait
olduğunu iddia ettiği…numaralı cep telefonunun şikayetçi tarafından aranıp aranmadığı, şikayetçi ile söz konusu … numaralı cep telefonu ile görüşme tespit edilirse … numaralı cep telefonunun görüşme yaptığı baz istasyonunun …. yada …’de olup olmadığı hususları tespit edilmeden, sanık suç tarihinde ve suç tarihine yakın zamanlarda ….’da bulunduğunu beyan etmesi ve …’e hiç gitmediğini ve temyiz dilekçesi ekinde de suç tarihini ve öncesini kapsayacak şekilde 01/06/2006 tarihi ile 08/01/2008 tarihleri arasında ……İş Merkezinde faaliyet gösteren … İnşaat A.Ş. isimli işyerinde çalıştığı bildirildiğinden, adı geçen şirketten sanığın suç tarihinde ve suç tarihinden önce 24/03/2007 tarihi ile suç tarihi olan 03/04/2007 tarihleri arasında şirketlerinde çalışıp çalışmadığı, çalıştı ise 24/03/2007 tarihi ile 03/04/2007 tarihlerinde ve bu tarihler arasında şirkette fiilen çalıştığını gösterir delil, imza ile ….’da bulunduğuna ilişkin belge varsa bu belgelerin istenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hakkında yakalama emri çıkartılıp bu veçhile yakalandıktan sonra 06.02.2011 tarihli … Asliye Ceza Mahkemesince istinabe suretiyle yapılan sorgusunda duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmayan sanığın, şikayetçiyle yüzleşmek istediği de gözetilerek son oturuma katılımı sağlanmadan yokluğunda mahkumiyetine karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.