YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6786
KARAR NO : 2015/314
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması, güvenlik tedbirleri ceza mahkumiyetinin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için,bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Katılan ile sanık arasında herhangi bir alışveriş olmamasına rağmen sanığın, bir şekide katılanın imzasını taklit ederek onu keşideci gösterip 03/01/2006 keşide ve 12/04/2006 ödeme tarihli 8.020 TL meblağlı senetle İcra Müdürlüğü’nde katılan aleyhine icra takibine giriştiği somut olayda; senetteki imzanın katılan …’in eli ürünü olduğuna dair Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17.03.2011 tarihli raporu, tanık Hakan ve tanık Hayri’nin katılanın hayvancılık yaptığına ve sanıktan yem aldığına ve söz konusu senedi huzurunda imzalayarak verdiğine dair beyanları gözetildiğinde sanığın atılı suçları işlemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.