YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6632
KARAR NO : 2015/318
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik ve banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçlarından kurulan hükmün açıklanamasının geri bırakılmasına yönelik; ayrıca katılan … vekilinin temyiz talebine ilişkin incelemede;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığı, sanık hakkında 07/06/2011 tarihinde verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı sanık müdafiinin yaptığı itiraz üzerine, …. Ağır Ceza Mahkemesinin yaptığı inceleme sonucunda verdiği ret kararı ile verilen hükmün kesinleştiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yaptığı hükmün açıklanamasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz talebinin, ayrıca katılan … müdafiinin yüzüne karşı verilen 07/06/2011 tarihli hükme yönelik, yasal süresi geçtikten sonra katılan vekilinin yaptığı, 04/07/2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin müdafiinin yaptığı ve gene sanık … hakkında katılan …’a karşı işlediği bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle
dolandırıcılık suçundan kurulan beraat kararına ilişkin katılan … vekilinin yaptığı temyiz talebine yönelik incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için ise;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; sanık …’un, katılan …’ın sahibi olduğu … Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.’nde çalışmakta iken bir kısım müşterilerinden tahsil ettiği paraları şirkete tevdii etmek yerine kendi uhdesinde bıraktığı bu çerçevede müşterilerden Kemal Kayışkan’dan 2.479 TL, Türkan Şen’den 1.318 TL, …’dan 493 TL sı, …r’den 458 TL, Penta Tıp isimli firmadan 10.948 TL , Efes İletişim isimli firmadan 6.378 TL sigorta bedeli tahsil ettiği halde bu bedelleri çalıştığı firmaya tevdii etmeyip kendi özel hesabı olan … Bankası Sahrayıcedit şubesinde ki hesaba yatırılmasını sağladığı, yine müşterilerden … tan 576 TL, Selahattin Türk ten 314 TL,..i den 2.098 TL, … dan 96 TL, .. Kimya isimli firmadan 8.120 TL, .. Turizm isimli firmadan 3.434 TL nakit sigorta bedeli tahsil ettiği halde çalıştığı firmada teslim etmeyip uhdesinde bıraktığı bu şekilde katılan ..e karşı zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir, ayrıca; sanık … hakkında katılan …’a ait kredi kartını kullanarak dolandırıcılık suçundan da cezalandırılması istemi ile dava açılmış ise de, yargılama aşamasında … Sigorta isimli acentenin müşterilerden aldığı nakit ödemeleri katılan …’ın amcası olan …’a ait kredi kartından yatırıp daha sonra …’a çekle ödeme yapmak usulünü kullandıkları, zira …’ın kredi kartının ….a şirketine ödemelerin yapılmasında kullanılmasına rızasının bulunduğu kendi beyanından da anlaşılmakla sanığa atılı bu suç nedeniyle verilen beraat kararında da bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.