YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6893
KARAR NO : 2015/321
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın ve müdafinin yokluğunda verilen kararın, sanığa ve müdafiine tebliğ edildiğine dair belgeye dosyada rastlanmadığından, temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
.. … Sanayi ve Ticaret A.Ş sahibi ve yetkilisi sanık ile şikayetçi…Kiralama A.Ş arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesi gereğince, sanığın kendisine teslim edilen makinayı belirtilen süre zarfında şikayetçi şirkete teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın savunmasında, finansal kiralama sözleşmesi gereğince aldığı makinaya ilişkin ödemeleri yaşadıkları ekonomik kriz nedeniyle yapamadıklarını, iflasın ertelenmesi kapsamında faaliyetlerinin durduğunu beyan ettiği, dosyada mevcut ihtiyati tedbir ve iflasın ertelenmesi kararları dikkate alındığında, ..Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/ 459 Esas sayılı ve 09.06.2008 tarihli kararında, “davacı şirketlerin leasing yoluyla aldığı ve
zilyetliklerinde bulunan tüm mkine, teçhizat ve demirbaşların iş bu dava sonuçlanıncaya kadar her türlü ihtiyati haciz ve tedbir kararları yoluyla muhafaza altına alınması ve bulundukları yerden alınıp götürülmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine” karar verildiği anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hukuki mahiyette olduğu ve atılı suçun yasal unsurları oluşmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.