Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/9833 E. 2015/22235 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9833
KARAR NO : 2015/22235
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, suç tarihinde katılanı ev telefonundan arayarak kendisini sosyolog olarak tanıtıp ilaç tanıtımı yaptığını, kendine kargo ile ilaç göndereceklerini söyleyerek katılanı inandırıp bu ilaçlar karşılığı kendisine ait hesaba 16.700 TL para yatırılmasını sağladığı bu yolla katılanı dolandırdığı iddia olunan somut olayda; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın benzer bir olay nedeniyle soruşturma aşamasında hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla dinlendiği, aynı suçtan sanık … hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 11/10/2010 gün ve 2009/434 esas, 2010/277 karar sayılı

dosyanın incelenerek, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırmayla hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-Sanık hakkında “teşdiden” ceza uygulanmasına karar verilmesi ile hapis cezasının teşdidien uygulanmasına karşın farklı bir yasal gerekçe kullanılmaksızın para cezasının alt hadden uygulanması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2-Sanığın TCK’nın “53. maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar” diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiği gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.