YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7725
KARAR NO : 2015/22304
KARAR TARİHİ : 10.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılanın abisi ile aralarında kız mevzundan husumet bulunduğu, olay günü bu sebeple katılanın aracını ateşe verip yakarak zarar verdiği iddia olunan somut olayda; tanık …’in olay esnasında katılanın aracını yakan kişiyi gördüğünü beyan etmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, aracın yandığını katılana haber veren ve aşamalarda dinlenen … isimli tanığa soruşturma ve kovuşturma aşamasında, mala zarar veren şahsın sanık olup olmadığı hususunda herhangi bir canlı teşhis de yaptırılmamış olması karşısında, tanık … ile sanığın mahkemede yüzleştirilerek, bu mümkün olmazsa önden ve yandan çekilmiş fotoğrafları temin edilip gösterilerek suçu işleyen kişinin sanık olup olmadığının kesin olarak belirlenmesi ve tanık beyanları ile diğer delillere neden üstünlük tanınıp tanınmadığının karar yerinde tartışılmasından sonra toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi gereğince, temel cezanın belirlenmesinden sonra, aynı Kanun’un 152/2-a maddesi gereğince cezanın arttırılması gerektiği gözetilmeden doğrudan suçun nitelikli hali nedeniyle artırımı düzenleyen TCK’nın 152/2-a maddesi uyarınca temel cezanın belirlenerek ceza tayin edilerek hükümde karışıklığa yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 10/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.