YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/5061
KARAR NO : 2015/22349
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanununun 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde, mahkemece uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir. Yeniden hüküm verilmesi ise yanlızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi” halinde mümkündür. Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına yada önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır. Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, …. Asliye Ceza Mahkemesince, suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a,31/3,62,63 maddeleri gereğince 1yıl 8 ay hapis, aynı kanunun 152/1-a,168,72,31/3,62,63 maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 3 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş, her bir suç yönünden ayrı ayrı CMK’nın 231/8 maddesi gereğince “6 ay süre içerisinde, haftanın mesai günlerinde günlük 2 (iki) saat süre ile eğitici, kişilik geliştirici nitelikte kitap okumak suretiyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun denetleme planına uymaması nedeniyle, mahkemesine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının değerlendirilmesi için yapılan ihbar üzerine, duruşma açılıp yargılamaya devamla CMK’nın 232/6 maddesine uygun şekilde hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara atıf yapılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocukmüdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.