YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6273
KARAR NO : 2015/22391
KARAR TARİHİ : 11.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Yakın akraba olan tarafların aralarında önceye dayalı su ihtilafı bulunduğu …’ın su hortumunu kesmesi üzerine gelini ….’ın neden yaptığını sorarak … ile aralarında tartışmaya başladıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü kavga sırasında karşılıklı olarak birbirlerini basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaraladıkları, olaya diğer katılan sanıklar ve sanık …’nin de dahil olduğu, bütün katılan sanıkların ve sanık ….’nin kasten yaralama suçunu, katılan sanıklardan …’ın da ayrıca diğer katılan sanık…’ın evine giden su borusunu kesmek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak
oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık …’ın kestiği hortumun oğluna ait olması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesinde şahsi cezasızlık sebebi olarak öngörülen “üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz” hükmü gereği sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 223/4-b maddesi gereği ceza verilmesine yer olmadığı karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi;
2-Sanıkların savunmalarına göre olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanıklar yararına haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık …’ın suç tarihinde 65 yaşını bitirmiş olduğunun anlaşılması karşısında TCK’nın 50/3 maddesi uyarınca hapis cezasının 50/1 maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.