YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17792
KARAR NO : 2015/3223
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/09/2014 tarih ve 2014/482-2014/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi nedeniyle müvekkiline eksik ödenen 20000 Euro navlun ücreti için davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek … İcra Müdürlüğü’nün 2011/2715 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı taşıma şirketlerinden aldığı nakliye işini davalı ile yapılması hususunda anlaştıklarını, davacının sözleşmeye aykırı olarak yükü başka bir araca aktardığını ve gecikmeye sebebiyet verdiğini, taşımanın sözleşmeye uygun yapılmaması sebebiyle kestikleri navlun iade faturasına davacının haksız olarak itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının davalıya Türkiye Türkmenistan arasında karayolu taşıma hizmeti verdiği, davalının aktarmalı taşıma nedeniyle zarar gördüğünü ispatlayamadığı, bu nedenle taşıma ücretinin tamamını ödemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, alacak likid olduğundan %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 665,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/03/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, taşıma sözleşmesi nedeniyle doğan navlun bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, 12.987 TL bakiye navlun alacağı için başlattığı icra takibi, davalı taşıtanın itirazı üzerine durdurulmuştur.
2- Davacı alt taşıma şirketinin, davalı taşıtanla (üst taşıtan) yaptığı 18.04.2012 tarihli sözleşmeye istinaden, kendisine ait araçlarla davalıya ait yükü … –… (…) arasında maksimum 12-13 günde taşımayı üstlendiği, sözleşmenin ek maddelerinde, yükün bir başka araca aktarılması yasaklanmış ve sözleşme şartlarına aykırılık halinde doğacak zararın taşıyan tarafından karşılanacağı açıkça hüküm altına alınmıştır. Ayrıca sözleşme metni üzerine, bir de el yazısıyla “Kesinlikle aktarma yapılamaz. Aktarma yapılırsa kalan navlun bedeli tarafınıza ödenmeyecektir” notunun da düşülerek imzalandığı anlaşılmaktadır.
3- Somut olayda, davacı taşıyanın, sözleşmedeki açık hükme rağmen, yükü İran’da bir başka araca aktardığı her iki tarafın da kabulündedir. Davalı üst taşıyan, …. şirketi ile yaptığı üst taşıma sözleşmesi ile, “plastik boru” niteliğindeki malları aktarma yapmaksızın taşımayı üstlendiği, ancak davacı alt taşıyanın …’da aktarma yapması ve teslimin başka araçlarla gerçekleştirilmesi nedeniyle 30.05.2012 tarihinde davalı DYS Lojistik şirketine ihtarname ile ekinde aktarmalı/aktarmasız taşıma navlun farkı olarak 2.840 USD iade faturası gönderdiği, faturanın da davalının ticari defterlerine borç olarak işlendiği, davalının da davacı şirkete aynı şekilde navlun iade faturası (4.200 USD) tanzim ederek gönderdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, 18.04.2012 tarihli sözleşmenin ek maddelerine istinaden davalının zarara uğradığı 2.840 USD’yi davacıya olan bakiye navlun borcundan mahsup etme hakkı bulunduğu halde yerel mahkemece alacağın tamamı üzerinden icra takibine itirazın iptaline ve inkar tazminatına hüküm olunmasına karar verilmesi doğru değildir. Anılan nedenlerle yerel mahkeme kararını onayan Dairemiz sayın çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum. 09/03/2015