YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5801
KARAR NO : 2015/966
KARAR TARİHİ : 11.02.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında düzenlenen 23.09.2010 hakim havale tarihli sosyal inceleme raporunda “sanığın zihinsel gelişiminin yaşıtlarının gerisinde kalıp kalmadığı ve herhangi bir psikolojik rahatsızlığının bulunup bulunmadığı ile ilgili tetkikinin yapılabilmesi için psikiyatrik muayeneden geçirilmesinin faydalı olacağının” belirtilmesi karşısında, TCK.nın 32. maddesi uyarınca suç tarihi itibarıyla sanığın, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı usulen araştırılıp, saptandıktan sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
18 yaşından küçük olan mağdurun duruşmada beyanının alınması sırasında zorunlu vekil bulundurulması gerektiği düşünülmeden, CMK.nın 234/2. maddesine muhalefet edilmesi,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yeralan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK.nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Uygulamaya göre de,
Sanığın eylemine uyan ve müstakil ceza içeren TCK.nın 103/1. maddesi uyarınca, TCK.nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hususlar nazara alınarak temel ceza belirlendikten sonra atılı suçtan dolayı mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle aynı Kanunun 103/6. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, doğrudan 103/6. maddesine göre ceza tayini suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.