YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9629
KARAR NO : 2015/22122
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, daha önce tanımadığı şikayetçi …’yu, …. Havalimanında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçiden 150 TL para aldığı, şikayetçi …’ı, … Havalimanında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçinin ablası olan şikayetçi …’dan 100 TL para istediği, ancak şikayetçilerin istenilen parayı sanığa vermedikleri, şikayetçi …’i, … Havalimanında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçiden 100 TL para istediği, ancak şikayetçinin istenilen parayı sanığa vermediği, şikayetçi …’i, … Havalimanında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçiden 3000 TL bedelli senet aldığı, şikayetçi …’dan, …Havalimanında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçiden 200 TL para istediği, şikayetçi …’tan, Belediye Başkan yardımcılarını ve müdürleri tanıdığına dair yalan söyledikten sonra …Belediye Başkanlığında işe yerleştireceği vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında şikayetçiden 1500 TL bedelli senet alarak haksız menfaat temin ettiği,ve bu şekilde sanığın, her bir şikayetçi ile farklı zamanda ve ayrı ayrı iletişim kurmak suretiyle üzerine atılı olan dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçilerin aşamalardaki beyanlarına, teşhis tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği somut olayda, sanığın, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, sadece belediye başkan yardımcıları ve müdürlerini tanıdığına dair yalan söyledikten sonra şikayetçi …’tan haksız çıkar sağladığı anlaşılmakla; TCK’nın 158/2 maddesinde tanımlanan suçun yasal unsurlarının oluşmadığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, … ile …’e yönelik dolandırıcılık eylemleri nedeniyle uygulama yapılırken 20 gün adli para cezasının belirlenip, aynı kanunun 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirime yapıldıktan sonra sanığın 16 gün adli cezası ile cezalandırılması gerekirken hesaplama hatası yapılarak 17 gün adli para cezası ile cezalandırılması suretiyle 1 gün fazla para cezası tayini,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükümlerin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında, … ile …’e yönelik suçlarından kurulan hükümlerde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 17 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL ‘den olmak üzere 340 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 62. maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 16 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 16 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 320.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde yazılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.